Alice Herz Sommer 1903 yılında,Prag şehrinde doğdu.

39 yaşında yetenekli bir piyanist oldu. 1943’te hayatı tam anlamıyla değişti ve bir trajediye dönüştü. Tüm ailesi sürgün edildi ve nazi toplama kamplarına gönderildi. Annesi ve babası öldürüldü. Kendisi oğluyla birlikte kurtuldu, çünkü nazilerin propaganda filmine karşı çıkmamıştı.

Her günü dondurucu soğuklarda geçti, yerde yatıp oğlunu sakinleştirdi. Zamanlarını buradan nasıl çıkacaklarını düşünerek geçirdiler. Naziler tarafından onlara yapılan muameleler çok kötüydü. Bu güne kadar böyle bir muamele görmemişlerdi. O günlerde bir çok kişinin idam edildiğine şahit olmuş, fakat o bir şekilde cehennemden kurtulmanın yolunu bulmuş.

108 yaşında yazdığı kitabında yaşadıklarını “Cehennem de bir Cennet bahçesi” olarak anlattı.

 

O hayatının her gününde, ortalama bir insanın alabileceğinden çok daha fazla zevk alıyordu. O insan bilincinin her şeyin üstesinden gelebileceğinin bir kanıtıydı.

Alice Herz Sommer : “Ben iyi olana baktım, kötü şeyleri zaten biliyordum, ben daima iyi olana baktım”.

Anthony Robbins: Dünyanın bir çok yerinden insanlar sizi görmeye geliyor. Çünkü siz 108 yaşında “Cehennemde bir Cennet bahçesi” isimli bir kitap yazdınız. İnsanlardan hiç nefret ettiniz mi?

Alice Herz Sommer: Asla nefret etmedim! Hepimiz bazen iyi oluruz, bazen kötü oluruz.

Anthony Robbins: Bazı yerlerde bir toplama kampında olmanın nimet olduğunu söylediğinizi duydum, bu doğru mu? 

Alice Herz Sommer: Mutlu olmayı düşünüyordum. Oğlum beş buçuk yaşındaydı. Bana bir gün sordu, anne yiyecek bir şeyimiz var mı?  Başka bir zamanda anne Yahudi ne demek diye sordu.? Ben de ona ne diyeceğimi bilemedim! Aslında insanların yiyeceğe ihtiyacı olmadığını düşündüm. Belki de manevi olarak bakar- sak yiyeceğe ihtiyacımız yoktu. Bu yüzden insanlar manevi olarak harabeye dönmüş şekilde oturuyorlardı, hastalardı. Toplama kamplarında tek düşündükleri şey yemekti. Sadece yemek düşünüyorlardı. Bizi canlı tutan tek şey müzikti.

Anthony Robbins: Toplama kampında bulunmak size hiç acı verdi mi? Yiyeceğiniz olmaması sizi üzmedi mi?

Alice Herz Sommer: Hayır hiç acı çekmedim, hiç üzülmedim. 

Anthony Robbins: Nasıl oldu da acı çekmediniz?

Alice Herz Sommer: Ben daima gülüyordum. İki yıl boyunca oğlumla sadece yerde yatıyorduk. Oğlumda daima gülerdi. Bir çocuk nasıl gülmez ki ? Oda gülüyordu. Bir çocuk annesinin yanında olduğunda, her şey mümkün. Korkmaz! Ona güvende olduğunu hissettirir. Ben daima gülerdim, etrafımdakiler öyle olmasa bile. Müzik beni mutlu etti. Müzik beni yaşamda tuttu, çalabildiğim sürece hayatta kalacağımı biliyordum. Müzik varsa bu ne kadar kötü olabilirdi ki ? Müzik bu, müzik.

Başka bir kişi: Sahnede oturduğumu hatırlıyorum. Son derece üzgün durumdaydım. Alice Herz Sommeri sağ profilinden görüyordum. Son derece büyülenmiştim, sihirli gibiydi. O müziği duymak, o müziğin sizi sarması! Bitene kadar nerede olduğumu unuttum, bittikten sonrada yeniden bu dünyaya döndüm ve nerede olduğumu anladım. Bunun ne kadar büyük bir moral desteği olduğunu, bunun sadece eğlence olmadığını anlıyordum. Çoğu insan böyle düşünüyordu eğleniyorduk, bunun çok büyük bir değeri vardı.

Alice Herz Sommer: Beethoven, Schubert, Schumann, Brahms çalıyorduk. Onların bize verdiklerini çalıyorduk. Onlar bize “güzellik” verdiler, bize “müthiş bir güzellik” verdiler. Onlar bizi mutlu yaptı. Bana göre dünyanın en kötü şeyi can sıkıntısıdır. İnsanlar ne yapacağını bilmemesi çok çok kötüdür.

Anthony Robbins: Hayatınızın böyle olmasında en önemli şey nedir?

Alice Herz Sommer : Hayatımda en önemli şey optimis (iyimser) doğmamdır. Bu benim marifetim değildir. Annem bana baskı yaptı, ben de optimis (iyimser) bir insan oldum. Hayatımın başlangıcından beri gülüyorum. Kendimi seviyorum, benim cevabım bu.

Anthony Robbins: Neden bu kadar optimis (iyimser) olmayı seçtiniz? Kardeşinizden farklı olmak mı istediniz?

Alice Herz Sommer : Benim kardeşim, benim ikizim olur. İkizim çok fazla pesimistir (karamsar- kötümser). Her zaman felaket bekler. Bazen de felaketler onu bulur.

KANSER OLDUĞUNU ÖĞRENDİĞİNDEN 25 YIL GEÇMESİNE RAĞMEN ALİCE HALA MUTLU GÜÇLÜ VE SAĞLIKLI.

Alice Herz Sommer : Londra’ya geldim ertesi günü kendimi iyi hissetmiyordum. Doktor hemen hastaneye gitmem gerektiğini söyledi. Ben hala gülüyordum, bu harika “ben kanserdim”.

Anthony Robbins: Annenizin toplama kampında olduğunuzda bile, hayatınızda iki önemli şeyin olduğunu söylediğinden bahsettiniz. Nedir bunlar?

 Alice Herz Sommer : Söylenmek insanları değiştirmiyor ! Sürekli sızılanıyorlar. Hiçbir şey değişmiyor. Uzun hayatım boyunca ne öğrendiğimi sorarsanız ? Size şu cevabı veririm; öncelikle anneme minnettarım.

“Bize hayatımız boyunca öğrenmeyi – öğrenmeyi – öğrenmeyi” dikte ettiği için. Bilmek öğrenmek için, işin temeli bu. Daha sonra da “müteşekkir olun, ŞÜKRAN duyun”. Oğlumla beraber bir toplama kampı gazisi olarak her şey için “ŞÜKRAN borçluyum”.

“Asılmadığın için”. “Afiyet içerisinde olduğum için”. “Tabii ki güneşi gördüğüm için”.  “Bir gülümsemeyi görebildiğim için”. “Birinden güzel bir söz duyabildiğim için”. ŞÜKREDİYORUM. Her şey bir nimettir. Öğrendiğim şey; her şeyin bir nimet olduğudur.

 

Başka bir kişi: Hala binanın dışında dikilen insanlar var. Sokaktan onu dinliyorlar ve dairesinin dışında sadece hayranlıkla duruyorlar.

Alice Herz Sommer : Müzik benim dinim. Ben inancı olmayan bir Yahudiyim. Aslında benim müziğim inancımın bir parçası.

Anthony Robbins : Anneniz size demiş ki, her gün bilincine bir şeyler ekle. Bunu herkes senden alabilmek istesin. Bunu hala yapıyor musunuz?

Alice Herz Sommer :  Evet ben Bach’ı kalbimle öğrendim. Doktor geldiğinde dedi ki “bunlar ilaçlardan daha iyi” Kalple öğrenmek bu.

Anthony Robbins:  Güzel bir hayat için şükran duymak sizin için ne kadar önemli ?

Alice Herz Sommer : Hem şükran duyarım, hem de mutlu olurum. Yaşlandığınız müddetçe mutlu olmanın sırrı nedir diye sorarlar. Ben tersten hissediyorum. “Bu çok güzeldi ! Şu çok güzeldi şeklinde”. İleriye doğru bakmak yerine, geriye doğru güzellikleri yaşarım.

Bazen bir yerde olmaktan dolayı müteşekkir olurum. Çünkü, bu bana başka insanlar için bir fırsat olabileceğimi düşündürür. Benim hayatta oluşum, başka birine ilham olabilir. Sürekli bir şeylerin çok kötü olduğundan mızmızlanan insanlar var. Çok kötü olan bir şey yok ! Hepimiz hatalardan bir şeyler öğreniriz. Kötülük bunun neresinde?

Anthony Robbins:  Sizde çok kötü şeylerden öğrendiniz. Kötülüğün içindeki iyiliğe odaklandınız. Bu sayede hayatınızı yola soktunuz. Bu optimizmle olan bir şey mi?

Alice Herz Sommer : Kesinlikle…”Nefret ve kin; besleyenin bilincini yer bitirir. Nefret edilen kişinin değil.” .“ Bu bir felaket” şeklinde mızmızlanmalar…bu o kadar da felaket değil…“Kötü olanı zaten biliyorum, ben iyi olana bakıyorum. Her şey bir nimettir”… 

Anthony Robbins:  106 yaşında olmanızı anlıyorum, 106 yaşında hala pratik yaptığınızı duydum bu doğru mu ?

Alice Herz Sommer : Hayır, ben 108 yaşındayım. 🙂  

VİDEOYU İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN… 

Bugün Alice Herz Sommer, 108 yaşında. Londra’da küçük bir dairede, yardımcısı olmadan yaşıyor. Halen her gün 3 saat piyano egzersizi yapıyor…

 

Deniz Egece…ş2s

 

Paylaş

Yorum yaz

Lütfen yorum yazın
Lütfen adınızı buraya girin