DÜŞÜNCE MOLASI BEYNİ DEĞİŞTİRİYOR

Videoyu izlemek için tıklayınız..

 

DÜŞÜNCE MOLASININ GENEL FAYDALARI

Düzenli düşünce molasının farkındalığı arttırdığı; daha sağlıklı bir beden, sevgi dolu ilişkiler, dingin ve huzurlu bir yaşam alanı, iş hayatında ve özel hayatta başarılar sağladığı görülmüştür. Düşüce molasının sağladığı içsel keşif; yaratıcılığımızın aktif hâle gelmesine, potansiyel enerjimizin içe dönük akışıyla bedenlerimizin iyileşmesine, değişim ve dönüşüm sürecinin güçlenmesine, gerçek doğamızla birlikte öz bilgilerimizin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Düşünce molası; şüphelerden, kaygılardan ve yargılamalardan arındırır, farkındalığın artışıyla, kalıp düşüncelerimizin yarattığı hapishaneden kurtulmamızı sağlar. Bilinç seviyemizin genişlemesine; öfke, kin ve nefret durumlarında affederek kurtulmamıza; anda yaşamı ve yaşama gücünü artırmasına; huzur, dinginlik ve mutluluğu yaşamamıza ve yaşatmamıza sebep verir.

Klinik araştırmalar neticesinde düzenli düşünce molası yapan insanların stres ile çok daha rahat baş edebildikleri görülmüştür. Depresyonun stres sonucu beyindeki serotonin seviyesinin düşmesi sonucu olduğu düşünülüyor. Bu durumu düzeltmek için depresyon hastalarına ise antidepresan ilaçlar verilmekte. Oysaki düşünce molası ile beyindeki serotonin, oksitosin ve dopamin seviyelerinin doğal olarak tekrar düzene girdiği artık bilimsel olarak ispatlanmış durumdadır.

Düşünce molası, sadece bilgi ve duygu bazında değişime sebep olmuyor aynı zamanda enerjilerimizi ve biyolojik yapımızı da değiştiriyor. Düşünce molası sırasında bilinçli bir gözlemci olarak, bilgi değişimini gerçekleştirirken; enerjimizin ve maddemizin değişmesine doğrudan müdahale etmiş oluyoruz. Dünya genelinde güvenilir farklı üniversitelerin klinik araştırma ve çalışmaları sonucunda düşünce molası, meditasyon, oto-hipnoz ya da dua gibi tekniklerin düzenli aralıklarla yapıldıklarında kişilerin bilgi, duygu ve biyolojik yapılarında değişime sebep oldukları bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

Düzenli düşünce molası yapan kişilerde; yüksek tansiyonun ve kalp atış hızının düştüğü, oksijen tüketiminin azaldığı, bazal metabolizmanın yavaşladığı kanıtlanmıştır. Kandaki Laktat seviyesinin de derin gevşeme sırasında anlamlı derecede düştüğü tespit edilmiştir. Anksiyete ve gerginlik durumlarında, derinin elektrik akımına direnci azalırken, derin gevşeme teknikleri ile önemli ölçüde artmaktadır.

Düşünce molasının, astım tedavisine ve hastalıklara karşı direncin artmasına yardımcı olduğu; uyuşturucu ve madde bağımlılığını azalttığı, madde ile beslenme miktarının azalarak farklı bilgi ve enerjilerle bedenin beslenmesini sağladığı yönünde kanıtlar tespit edilmiştir.

Kalp ve solunum sağlığını güçlendirdiği, depresyon, kaygı bozuklukları, acı ve uykusuzluğa ait semptomları içeren pek çok hastalığa iyi geldiği, dikkat etme becerisini geliştirdiği, yaşamda tatmin ve mutluluk verdiği de bilimsel gerçekler arasındadır.

Düşünce molasın etkilerinden biri de; beynin daha az adrenalin ve noradrenalin üretmesine sebep olması ve daha az yaşlanmayı hızlandırıcı kortizon pompalamasını sağlamasıdır. Düzenli aralıklarla düşünce molası yapan kişilerin 5 ila 12 yaş daha gençleştikleri görülmüştür.

Alın bölgemiz dediğimiz yer olan, ön lop bölgesi; hafızanın işleyişine ve düşüncenin yerine karar veren alandır. Yaşlandıkça bu korteksin çoğu kısmının küçüldüğü net olarak belgelenmiştir. Küçülmesi de bazı şeyleri tespit etmede zorlanmamıza ya da bir şeyleri hatırlamamamıza neden olmaktadır. Düşünce molası yapan 50 yaşlarındaki bir grup deneğin, 25 yaşlarındaki ve düşünce molası yapmayan deneklerle aynı miktarda kortekse sahip oldukları gözlemlenmiştir. Bu da bize, yaşlanmaya bağlı kortikal yapıdaki düşüşün engellenebildiğini göstermiştir.

Kulağımızın üzerindeki temporo-paryetal (kafatası yan kemiği) bağlantı noktasıdır. Burası geniş bakış açısı, empati, şefkat ve sevgi için önemli bir bölgedir. Düşünce molası yapmaya başladıktan sonra bu bölgede olumlu yönde bir değişim olduğu klinik ortamda cihazlarla da tespit edilmiştir.

Boz madde, sinir hücrelerinden oluşan beyinde dış; omurilikte iç tabakadır. İstemli bedensel davranışlar, beş duyu, hafıza, karar verme ve çevresel etkileşimi algılama gibi bazı eylemlerin gerçekleşmesini sağlayan beyin bölümleri boz maddeden oluşur. Boz maddenin azalması, sadece beyin ebatlarını değil, beynin çalışmasını da etkiler ve düşünmeyi, muhakemeyi, hafızayı ve kavramayı zorlaştırır.

Beyindeki amigdala bölgesi “savaş ya da kaç” bölgesidir ve stres bilgisinin kimyasal reaksiyonlara dönüştüğü alanlardandır. Travma sonrası stres bozukluğu, stres anında ya da depresyon sırasında yaşanan olaylarla birlikte beyindeki boz maddenin azaldığı tespit edilmiştir ve amigdalanın yapısının büyüdüğü belgelenmiştir. Düşünce molası yapan deneklerde, stresin azalmasıyla birlikte amigdala bölgesinde küçülme ve boz madde miktarında genel olarak bir artış görülmüştür.

Stresi Azaltır ya da Yok Eder

Stresin kaynağı dışarıda değil içeridedir. Düşünce molası yapanlar daha sakin ve daha huzurlu olurlar. Ego bilgileri doğamıza aykırı bir fenomendir çünkü gevşediğinde ego bilgilerin ortadan kayboluyor. Huzur ve mutluluk dışarıda değil içeride başlar. Dışarıdaki madde, içerideki merkez bilgiden ve enerjiden ortaya çıkar. Düşünce molası esnasında zihin ve beden bir uyum sağlar ve fiziksel stresle yorgunluk kaybolur. Düşünce ve inançların güçlendirildiği için, dışarıdan gelen yıkıcı sesleri ve baskıyı bloke edebilmeni sağlar. Düşünce molası dışarıdan etkilenmeyi azaltır ve bu sırada düşünce yavaşlatılıp kontrol altına alındığı için zihindeki karmaşıklık da kaybolur. Sıkıntı, depresyon ve aşırı sinir hâlleri azalıp yok olduğunda, fiziksel stres ve yorgunluk kaybolur. Bilinçaltındaki stres üreten bilgiler de etkisizleşerek değiştiğinde kalıcı bir huzurlu kişilik ortaya çıkar.

İlişkileri İyileştirir ve Dengeler

Düşünce molası kişiye, ilişkilerinde daha ılımlı, daha endişesiz, daha uyumlu ve kendine güvenen bir kişilik kazandırır. Aile içi ve sosyal ilişkileri de gelişir. Kişi, diğerlerinde ya da kendinde hatalar bulmak yerine kendine bakma ve tam olanları görme davranışını kazanır. İlişkilerdeki kıyaslamalar ve eksiklere istem dışı yok olur. Dolayısıyla kişi, diğerlerine karşı daha pozitif ve olumlu bir davranış içinde olur ve insanlarla tartışmak yerine onlara yardım eder. İlişkilerde masum, yaratıcı, cömert, korkusuz, affedici sevgi ve şükran dolu hâle gelir. Kişinin öz güveni artacağı için kişi, kolay iletişim ve iyi ilişkiler kurabilme yetisini kazanır. Yeni ilişkilere açık ama yıkıcı ilişkilerden de bir o kadar uzaklaşan bir hâle gelir.

Bedenin Doğal Fabrika Ayarları

Düşünce molası, anne karnı ve 0-2 yaş dönemimizde var olan öz bilginin ortaya çıkmasını sağlayarak; doğayı, canlıları sevme ve paralel bilginin güçlenmesine sebep olur. Bedenin değerini, önceliklerini ve ihtiyaçlarını ön plana çıkarak egoistliğin azalmasına, özizm’in değerinin artmasına ve narsisizmin yok olarak tamamen ölmesine sebep olur. Zihin ve beden arasında bir dengenin kurulmasına yardımcı olur, bu da bedenin psikosomatik hastalıklardan arınmasında ve hastalanmamasında önemli bir etkendir. Kimliklere olan bağımlılıklar azalır ve beden farkındalığı güçlenir. Kimliklere olan bağımlılıkların getirmiş olduğu problemlerin yıkıcı sonuçları da ortadan kalkar. Düşünce molası, kişiyi Yaradan’a yakınlaştırır ve içindeki ölüm korkusunu azaltır ya da bitirir. Kişiyi ve bedeni doğal fabrika ayarlarına geri döndürür.

Zekâyı ve Hafızayı Güçlendirir

Düşünce molası zihinde yer alan yıkıcı, kökleşmiş, ceset, ihtiyaç olmayan bilgi ve enerjileri arındırarak; kapasiteyi genişletip yeni bilgilere yer açar. Zihinde hareketlilik gerçekleşince zekâ, yaratıcılık ve hafıza güçlenir. Kişinin kendi düşüncelerini ve yaratıcılığını ifade etme özelliği ön plana çıkar. Kişi, farklı bakış açılarını görmeye ve olaylara objektif bakmaya başlar. Dogmatik öğretilerden kurtularak daha yaratıcı ve sorgulayıcı düşüncelere yönelir. Öteleme, problem ve bahane üretme gibi düşünce kalıplarından çıkarak; çözüm, avantaj ve olasılıklar istikametinde düşüncenin yoğunlaşmasına sebebiyet verir. Kendisini meşgul eden yıkıcı düşüncelere sırtını dönerek üretkenliği artar, zaman hırsızlarının farkındalığını kazanarak zekâsını kendine ve topluma değer katan yaklaşımlara yöneltir.

Kendi Kendine Tedavi

Düşünce molası yapan birinin, psikosomatik olan hastalıklara, kalp hastalıklarına ve diğer rahatsızlıklara yakalanma oranı düşer. Kronik kalp yetmezliği, hipertansiyon, mide ülseri, obezite, uyku apnesi, astım, tiroit, sedef, egzama, saç dökülmesi, iltihaplı eklem romatizması, kanser, migren, panik atak, anksiyete, kaygı, baş ağrısı, karın ağrısı, sürekli yorgunluk, bitkinlik, denge sorunları, görme bozuklukları, sırt ağrısı, kas ağrıları, cilt hastalıkları, sindirim kanalı ülseri, kolit, alerjik hastalıklar, bilhassa makat ve rahimde karşılaşılan şiddetli kaşıntılar, şeker hastalıkları gibi hastalıklar, beden ve zihnin arasındaki bilginin etkilenerek enerji tıkanıklıklarına yol açmasıyla meydana gelir. Düşünce molasındaki teknikler doğru ve düzenli uygulandığında tüm bu hastalıkların oluşumunu baştan önlemenin yanı sıra, oluşmuş hastalıkları da kişi kendi kendine tedavi edebilir.

Enerjiyi Artırır ve Dengeler

Beden ve zihnin uyumu; enerji akışının doğala dönmesine ve nitelikli enerjinin ortaya çıkmasına neden olur. Dinginlik ve sessizlik de, enerjinin içeride dolumuna ve birikmesine sebebiyet verir. Düşünce molasında duyu organlarımız içe dönüktür; böylelikle enerji sarfiyatı azalır ve bilincimiz, kiminle ve ne ile ilgilenirse potansiyel enerjimizi oraya akıtır. Bu durumda enerji içeride güçlenmeye yönelir. Bilgi ve enerji farkındalığımızı nereye odaklarsak orayı aydınlatır ve güçlendiririz. Her şey iç merkezden çıkarak dış dünyaya yayılır. Bir ömür boyu dış dünyanın enerjilerini gözlemleriz, merkezî kaynağı tanımadan sonuçları gözlemleriz, bu da çabuk tükenen enerji demektir. Düşünce molasında içe dönük enerjilerle tanışır ve içe dönük gözlemleme yaparız. Enerjinin merkezi ile tanışıp, içindeki enerjinin gücünü keşfederek içeride güçlenmesini ve nitelik kazanmasını sağlarız. Öğle ya da ikindi saatlerinde 30 dakika yapılacak olan bir düşünce molası, 2.5 saatlik enerji üretimi sağlar.

Uykusuzluğun İlacıdır

Uykusuzluk, bilinçaltında bulunan tehdit, kararsızlık, endişe, tasa, kaygı gibi yıkıcı düşüncelerin ürettiği bir sorundur. Bilinçüstü uyuyan kısımdır, bilinçaltı asla uyumayan bir alandır, sesiz bir ortamda bilinçüstü bilinçaltındaki bilgilerden beslenir ya da iletişime geçer. Kişinin bilinçaltında çözümlenmemiş ya da karışık bilgiler varsa, bu da uykusuzluk demektir. Düşünce molasındaki tekniklerle bu tür yıkıcı bilgiler düzenlenerek, zihnin dengelenmesi, temizlenmesi, yıkıcı ve stresli düşüncelerden arınması uyku problemini kalıcı olarak ortadan kaldırır. 20 dakika tam Alfa ve Theta dalga bandında kalmanın dört saatlik uykuya eş değerde dinlenme sağlandığı bilinmektedir.

Mutluluk, Huzur ve Dinginlik Sağlar

Mutsuz olmak, mutlu olmaktan daha fazla enerji gerektirir. Mutlu olmak için enerji harcamaya gerek yoktur. Düşünce molası yapanlar insan ilişkilerinde ve çevre enerjilerle daha ılımlı, güvenilir olurlar; problemleri avantaja çevirme, kıyaslamama, tarafsızlık, pozitif düşünme, farklılıklara ve renklere saygı, gibi düşünce ve inançları güçlendirirler. Mutsuzluğa sebep olan etkenleri ortadan kaldırırlar. Mutsuz olmak, mutlu olmaktan daha fazla enerji gerektirir çünkü mutlu olmak için enerji harcamaya gerek yoktur. Düşünce molası esnasında, beynin sol yarım küresinde pozitif hareketlilik sayesinde artan, mutluluk ve bağışıklık sistemini olumlu etkileyen “serotonin” seviyesi yükselir, monoamin oksit ve kortizol seviyesi azalır. Geçmişteki ilişkiler, olaylar, düşünceler, inançlar, kırgınlıklar, kırılmalar geride bırakıldığı için enerji tüketen düşünceler ortadan kalkar ve olumlu düşünceler güçlendirildiği için dinginlik ve huzur gelir.

Motivasyon ve Odaklanma Sağlar

Düşünce molası, motivasyonun ve odaklanmanın ilacıdır. Eğer odaklanma problemin varsa hiçbir şeyde başarılı olamazsın. Aynı zamanda enerjin çabuk tükenir ve bedeninin de hastalanmasına sebep olursun. Düşünce molası, karar almanı kolaylaştırır, hedeflerini netleştirir, yapılacaklar listeni önem sırasına göre sıralar ve zihinde tasarlar. Her bir adımı odaklanarak sonuçlandırmana yardımcı olur, bu da yaşamda ilerlemek demektir. Düzenli yapılan düşünce molası teknikleri de kişinin motivasyon sağlamasına sebep olur. Sık sık çevreden gelen sinyallerden etkilenerek motivasyonumuzun düşmesine neden oluruz, düşünce molası bu motivasyonu tekrardan sağlamaya yardımcı olur.

Düşüncelerin Kontrolünü ve Yöntemini Sağlar

Bir insanın bir günde zihninden ortalama 70.000 adet düşünce akar. Düşünceler bedeni öldürebilir ya da yaşatabilir. Düşünceler yaşamı cennette ya da cehenneme çevirebilir. Zihinde biriktirilmiş olan düşünce ile tanışılmaz, kontrol edilmez ve yönetilmezse, bedende ve yaşamda sorunlar, gerilemeler, hastalık, verimsizlik oluşur. Düşünce molası sürecinde kişinin taşıdığı düşüncelere zaman ayırarak, bunları fark etme, değiştirme, etkisizleştirme ve güçlendirme olanağını sağlar. Yaşamımız ve bedenimizin varlığını oluşturan kaynak düşüncedir, düşünce molalarında bu kaynağın geliştirmeye ve güçlendirmeye zaman ayırmış oluruz.

Bilinçüstünün, Bilinçaltındaki Farkındalığı

Düşünce molası sırasında yapılan farkındalık, bilinçüstü seviyesinde olmayıp bilinçaltı farkındalığı seviyesindedir. Hepimiz sigaranın, fazla kiloların, madde bağımlılıklarımızın, yıkıcı ilişkilerimizin, zaman hırsızlarının bize zarar verdiğini bildiğimiz hâlde bu bağımlılıklarımızı sürdürmeye devam ederiz. Bunları devam ettirmemizin sebebi bilinçaltı alanında farkındalık kazanmamış olmamızdır. Düşünce molasında bilinçaltımızla iletişime geçtiğimiz için, tanı koyabilme ve yüzleşebilme yetisini kazanmış oluyoruz. Süreç içinde yapılacak istikrarlı farkındalık ve özgürleştirme teknikleri çalışmaları bizi zarar veren bu bağımlılıklardan kurtulmamıza sebep olur.

Bilgelik ve Bilinç Alanının Genişlemesi

“İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendini bilmezsin, ya nice okumaktır,” der Yunus Emre.

Bilgelik dışarıda değil içeridedir, sen her şeyi de bilsen de kendini bilmiyorsan bilgelik seviyesine ulaşamazsın, sadece profesör seviyesine ulaşırsın. Kendini bildin mi evreni bilirsin, çünkü sen de evrenin bir fraktal parçasısın. Bilge olmak için de okuryazar olmaya gerek yoktur. Bilge; herkesin ulaşamadığı, derin, kapsamlı, bütünsel bilgiye sahip olana denir. Neden herkes ulaşamıyor o bilgiye? Çünkü o bilgi, o bilgenin içinde olup dışarıda olmayan bir bilgidir. Düşünce molası kişiyi bilge yapmanın dışında bilinç seviyesinin çapını genişletmektedir. Neyle ilgilenirsen o büyür, gelişir ve güçlenir demiştik. Düşünce molası sırasında bilinç, bilinçaltı alanınla ilgilenmekte olup, bilinçaltı alanının çapını genişletir. Bu da sana daha derin ve daha geniş bir yaklaşım ve bakış açısı kazandırır.

DENİZEGECE…Ş2S

Paylaş

3 YORUMLAR

  1. Merhabalar. Sizi uzun zamandır takip ediyorum ama malesef düşünce molasini tam kavrayamadigimi düşünüyorum. Düşünce molasini nasıl yapabilirim?

  2. Düşünce molalarimda cok rahatliyorum.kendimi cok iyi hissediyorum.ayrica bu yontemle zayiflamak cok eglenceli ve zevkli geldi banahicbirzaman (kilo verirken)kendimi bukadar iyi hissetmemistim.tesekkur ederim.emegi gecen herkese

Yorum yaz

Lütfen yorum yazın
Lütfen adınızı buraya girin