Evet, yanlış okumadın, cüzdanında taşıdığın kimlik sana kilo aldırıyor! Kimlik bir ego bilincidir. Sahip olduğun kimlik o toplumun bilincindeki belli kimlikleri de kabul etmen anlamına geliyor ve düşüncelerin, işittiklerin, izlediklerin ve konuştukların da o yönde şekilleniyor.

Kimliklerin etkisi kişinin yaşadığı durum, algısı, tepkisi, ilgisi ve kabullenmesi orantısında farklılıklar gösterebilir. Kişinin büründüğü kimliğe karşı farkındalığı yoksa kimlik etkisini daha güçlü gösterir, eğer farkındalık ve kabullenmeme varsa kimlik etkisini yitirir. Farkındalık yaşamayan kişi kabullendiği kimliğin getirilerini de kabullenir. Kimliği etkisiz kılmaksa kişinin kendi elindedir.

Kimlikler kilo aldıran ya da verdiren en önemli etkenlerden biridir. Amerikan kimliği kilo aldırırken, her şeyi yedikleri halde Çin kimliği kilo aldırmaz. Amerikan kimlik bilincini kabullenen Çinlilerse kilo almaya başlıyor.

1950’lerdeki Türk kimliği ideal bedeni oluştururken, rahmetli Turgut Özal’ın Amerikan toplum bilincini de ithal etmesiyle, 2000’lerden sonraki Türk kimliklerinde kilo alımı hızla ilerledi. Ülkeler arasındaki bu farklılık, teknoloji ve gelişmeyle eş orantılı olmayıp, toplumsal bilinçle alakalıdır.

Biraz da hangi kimliklerin kilo aldırdığına, verdirdiğine ve sebeplerine bakalım. Bu kimlikler zaman dilimlerine ve bölgesel farklılıklara göre değişkenlik gösterir.

Örneğin bekâr kimliği kilo verdirirken, eş ya da evli olma kimliği kişiye kilo aldırıyor. Bekârlık beğenilmeye ve sahip olmaya açık bir kimliktir. Evli kimliğiyse sahiplenilmişlik ve beğenen beğenmiş inancı taşıdığından kilo alımı için gayet müsait. Annelik kimliği insanlığın başından beri varken, annelik duygusu son 300 senedir gelişmiş ve güçlenmiştir. Bu kimlik koruma, besleye- bilme, bakabilme, stoklama, yeterlilik, büyütme gibi inanç dos- yalarını güçlendirir. Annelik duygusu kilo aldırmaya en müsait kimliklerdendir. Aile babası kimliği de, koruma, kazanma, sahip çıkma, stoklama, gelecek korkusu inanç ve duygularıyla bu kimliklerin kilo alımında rol almaktadır. Metroseksüel baba ya da erkek kimliği daha çok bedene ilgi ve hareket odaklı bir kimliktir. “ Baskıcı babanın kızı” kimliği, kalça bölgelerinde kilo oluşturur. Kısıtlamalarla büyüyen genç kız, hayattaki girişim ve ilerlemede, serbest dolaşım korkusu, yalnız ve sahipsiz kalma, kısıtlama dü- şüncelerinden kurtulamama inancı ve duyguları taşır. Ebeveynlerini aşırı seven ve evden ayrılamayan genç kimliği, bedensel ve zihinsel olarak anne babayı kırmamak (anne kuzusu), evleninceye kadar evden ayrılmamak, ayrıldığında onların üzüleceğini düşünmek, onların kendisini büyütmelerinin karşılığını onlara bakarak ödeme inancı ve duygusu bu kimlikte barınmaktadır.

Kilo alımına müsait bir kimliktir. Patronluk ve yöneticilik kimliğinde güç, stok, zenginlik, büyük gözükme inanç ve duyguları bu kimliğin kilo alması durumunu güçlendirmektedir. Ablalık ya da ağabeylik kimliği de, kardeşlik kimliğinden daha kilo almaya el- verişli bir kimliktir; ağabey koruyucudur, problemlerle ve stresle muhataptır, acıları ve riskleri göğüsleyen kimliktir. Çevre ve arkadaşlarının ağır abla/ağabeysi olma kimliği, problemleri üstlenme ve sır tutma algısı bedende stok oluşmasına yol açar. Sır tutmak kilo alımına yol açmasa da farklı bedensel sorunları ortaya çıkar- tabilir. Sanatçı kimliği renkli beden şekillerinin ortaya çıkmasına sebep olur. Birçok farklı beden ve imajın ortaya çıkmasında etkendir. Sanatçının meslek türü ve kazancı kimliğine tutunma- sında büyük rol oynar. Sanatçı hızlı kilo alır ve verir, sanatçı kim- liğindeki imaja bürünürken, sanat üretimi yapmadığı sürelerde özel hayatındaki kimliği gerçek beden şeklini oluşturur. Manken kimliği, sigorta şirketlerinin ve cast ajanslarının standartlarında bir beden ortaya çıkartır.

Sporcu kimliği ilgi duyulan spor alanının beden kalıbını oluşturur. Sporcu kimlikleri de kendi dalları içerisinde farklı beden şekilleri ortaya çıkartır. Futbolcular, boksörlere benzemezken, tenisçiler de basketbolcu bedenlerine benzemezler. Aynı spor dalları içerisinde bile farklılık ortaya çıkar, yağlı güreşçi, minder güreşçisi, sumo güreşçisi birbirine benzemez, bu yüzden beden- leri de farklıdır.

Politikacılar, sanatçılar, sporcular, patronlar, yöneticiler, din adamları ya da memurlara bakın, her biri grup bazında birbir- lerine benzer, kendi içlerinde de farklılıklarını ortaya koyarlar. Memurlar meslek sınıfları içinde, politikacılar siyasi görüşleri çerçevesinde, din adamları inançları doğrultusunda, patronlar sektörel farklılıklardan dolayı yeniden farklılık ortaya çıkarırlar. Ortak kimliklerinden dolayı bedensel ve davranışsal olarak bir- birlerine benzerler.

Gelin şimdi birlikte bir kimlik davranış çalışması yapalım. Sevdiğin ve çok beğendiğin bir kişiyi zihninde canlandır. Bu her- hangi bir ünlü olabilir. Şimdi zihninde sevdiğin sanatçının resmini canlandır. Kendini seçtiğin sanatçının yerine koy ve kendi kendine ………………. ……………………………………………………………………………………………………………        Devamı >>>>>>>> ” Zayıflamda Son Söz ” kitabında… Yazan: Denz Egece

Paylaş

Yorum yaz

Lütfen yorum yazın
Lütfen adınızı buraya girin