Aynı hareketlerin her gün tekrar tekrar yapılması monotonluğun işaretidir. Monotonluk yaşam şartları ile alakalı olmayıp, kişinin yaşam hakkındaki sabit düşünce ve inançları ile alakalı bir durumdur. Monotonluk kişinin yaşamına ve bedenine zarar verici ve sonrasında hastalıklara neden olan bir düşünce kalıplarıdır. Yaşamın kendisi her kişiye sonsuz olasılıklar ve avantajlar sunar ama kişi bilinçaltına öğrettiği inançlara sıkı sıkı sarıldığında monotonluktan bir türlü kurtulamaz. Kısıtlı bir yaşam sürmesine ve zaman içinde de zarar görmesine neden olur.

Kişi inandıklarını sonuçlarını yaşarken, inanmadıklarının da sonuçlarını yaşamasına neden olur. Ayrıca inandıkları, yeniliklerin olasılık ve fırsatlarının da kapılarının kapanmasına neden olur. Monotonluk yaşamın sunduğu sonsuz olasılıkların yerine geçmişte seçilmiş tek olasılıkla yaşanılmasına neden olur.      

Bilinçaltı genel yapı itibarıyla statükocu ve monoton bir yaklaşıma sahiptir. Deneyimlediği, öğrendiği ve inandığı bilgileri tekrarlamayı ve korumayı sever. Gelenekçi, tutucu, statükocu ve muhafazakârdır, bundan dolayı da monotondur. Monoton yaklaşım, bilincin ve bedenin yeni, taze enerji ya da bilgilerle beslenmeye kapalı olması demektir. Taze ve yeni bilgi ve enerjilerle beslenmediğinde, bedende hareket miktarını adım adım azalmasına ve erken yaşlanılmasına neden olur.     

Bilinçaltının önceden öğrendiği ve inandığı bilgileri tekrar tekrar yapmasının sebebi, kişiyi güvende ve yaşamda tutabildiğine inanmasıdır. Eski bilgileri deneyimlemiş olmasından dolayı neyin tehdit neyin güvenli olduğunu bilir. Eski bilgi ve deneyimleri tanıdığı için kolaylıkla yapar, yenilikler yabancıdır. Yabancı bilgilerin ne tür sonuçlara neden olacağını kestiremez, böylelikle bildiği, basit sade ve kısa yol olan tanıdığı bilgiyi kullanır. Bilinçaltı ne yapılması gerektiğini bildiğinde, bilinç üstünü devreye sokmadan eski bilgileri tekrar tekrar devreye sokarak yapar. Bu da bir süre sonra kişinin monoton bir hayatı, yani tekrar tekrar aynı davranışları yapmasına sebep olur. Bilinç üstü meraklıdır ve yeniliklere açıktır ama bilinçaltında değişim ve yenilik hakkında olumlu inançlar yoksa bilinçaltı statükocu davranır, değişime ve yeniliklere direnç gösterir.  

Kişi eğer fazla kilolara sahip ve uzun süredir fazla kilolardan kurtulamıyorsa yaşam şartları monotondur. Monoton kaldığı sürece de, kilolarda sabit kalacaktır. Monoton davranışlar değişmelidir, yeni hareket çeşitleri çeşitlendirilmelidir. 

Monotonluk kişinin sürekli aynı hayat şartlarını tekrar tekrar yaşamasına, erken yaşlanmasına, motivasyon düşüklüğüne, tekdüze bir yaşamın yaşanılmasına, olasılıklara ve fırsatlara kapalı kalınmasına, sınırlı ve kısıtlı bir yaşamın yaşanılmasına, olumsuz düşüncelerin zaman içinde artmasına, hareketin azalarak fazla miktarda kilo alınmasına, can sıkıntısına, fazla miktarda gıda tüketilmesine neden olan bir temel yapıdır.    

Monoton olan bilinçaltının, monotonluktan kurtulabilmesini sağlayacak üç farklı yaklaşım vardır. Aşağıdaki üçüncü madde kalıcı bir çözümdür, diğer iki madde ilk etapta uygulansa da, bilinçaltı değişim ve farklılar hakkında değişmediyse, diğer iki madde bir süre sonra erken bırakılmasına neden olur. 

  1. Günlük yapılan davranışları farklı ya da değişik şekillerde yapmak.

İşyerine farklı bir yoldan gitmek, yetişkin iseniz bir süre çocuk gibi davranmak,  maraton koşusuna katılmak, yemek yerken oturmadığın bir sandalyeye oturmak, dişlerini farklı yönde fırçalamak, müsaitse evin içinde çırılçıplak gezmek, ormanda arka arkaya yürümek, çorabını ya da atletini ters giymek, gazeteyi tersten okumak, masanın üstüne çıkıp yemek yemek, yatağın ters tarafında yatmak, çorbayı bardakta içmek….vb. gibi günlük yapılan davranışların farklı yönde ve tarzda yapmak.   

  1. Günlük yapılan davranışların dışında farklı ve başka davranış çeşitleri yapmak.

Sürekli yapılan davranışları çeşitlendirmek de, bilinçaltını monotonluktan kurtarır. Farklı bilgi ve enerjiler tüketildiğinde bilinç ve bedenin de beslenmesine neden olunur. Hiç yemediğin ya da çok uzun zamandır yemediğin farklı bir yiyecek ya da içecek tüketmek, farklı bir restoranda gitmek, farklı giysiler giymek, farklı bir pazardan alışveriş yapmak, yeni ve farklı insanlarla tanışmak, tanımadığın bir komşuna ziyarete gitmek, seni tanımayan birisine koşulsuz yardım etmek, yapmadığın ama yapmak istediğin bir hayalini gerçekleştirmek, farklı egzersizler yapmak, farklı bir şehir ya da ülkeye tatile gitmek, farklı tuvaletler kullanmak, farklı yataklarda yatmak, farklı bir parka ya da ormana gitmek, farklı bir sinemaya gitmek, farklı bir bakkaldan alışveriş yapmak… vb. gibi.

  1. Bilinçaltına “değişim ve farklılıklar” hakkında olumlu inanç olarak eğitilerek kodlanmalıdır.

Bilinçaltına iyi ve kötü ayrımının yerine, her şeyin faklı olduğu ve her farklılığın iyi ve kötü taraflarının kişiye göre değişken olduğu öğretilmelidir. Yaşamın, bedenin ve bilginin sabit olmadığını bir süreç olduğunu anbean değiştiğini ve yenilenmenin ve değişimin olumlu olduğu öğretilmelidir. “ yeniliğin, çeşitliliğin, değişimin, inavosyonun, entegrasyonun, farklılıkların zenginlik ve besleyici olduğu ve olumlu bir inanç olduğu öğretilmelidir. Düşünce molalarında sözel ya da görsel tekniklerle, bilinçaltının monoton yapısını ve direncini kırabilir ve yeniliklere izin vermesine neden olabilirsin.

Yazan Deniz Egece…ş2s

Paylaş

Yorum yaz

Lütfen yorum yazın
Lütfen adınızı buraya girin