Yaşam sonuçları oluşturur, ölüm sonuç oluşturamaz. Problem ya da çözümler de birer sonuçtur. Bir sonuç oluşmadan yaşamın devamlılığı sağlanamaz, yoksa her sonuç karşımıza problem ya da çözüm olarak çıkar. Problemler iyi veya kötü değildir sadece farklıdırlar. Problem tektir, çözümse sınırsızdır.

Bir durum (problem) sadece onun ötesine geçebilirsen çözülür. Sen problemin ötesine geçemiyorsan problem sensin demektir. Bir sorun ancak anlaşıldığında çözülür. Problem ya da başarı görecelidir, miktarsal olarak ve kişiye göre farklılıklar gösterir. Biri için problem olan kavram, başka biri için başarı olarak algılanabilir. Başarı kişiye göre değiştiği için başarıya giden çözüm yolları sınırsızdır.

Problem ve başarı oluşmuş birer sonuçtur. Eğer problem olarak algıladığımız bir sonucu değiştirmek istiyorsak bunun sınırsız çözümü vardır. Hayaller ya da farklı hedef ve beklentiler içerisinde olduğunda, problemler baş gösterir. Yeni hedeflerin farklı konuları yanında getirir. Sen onları tanımadığın ve anlamadığın için problem olarak algılarsın. Aslında senin hayallerine ve hedeflerine sahip olan başka bir insan için o problem değildir, hedef ve beklentilerinin uzantılarıdır. Sen ona problem olarak baktığında, hedeflerine giderken geri dönme eylemi gösterebilirsin. Problem senin anlaman ve çözümlemen gereken bir armağandır; aştığında büyük hedefine ulaşacaksın. Eğer sen problemleri çözmeden hedefe varırsan, hedefin elbisesi üstüne yakışmayacaktır. Sen hedeflerine sahip olmak istediğin için bu problemler senin karşına çıkmaktadır.

Vermek istediğin kilo miktarı üç, beş ya da otuz olabilir, sonuçta bunların her biri birer rakamdır. Bu rakamların büyümesini ya da küçülmesini senin niyetin belirler. Bazıları için otuz kilo vermek bir şey ifade etmezken senin için on kilo vermek dünyalara bedel olabilir. Senin problemi nasıl algıladığın ve ne değerde baktığın önemlidir. Farz edelim on kilo vermek senin için bir problem ve yıllardır istediğin hedefe ulaşamıyorsun. Ya bedeninde kırk kilo fazlan olsaydı; o zaman senin için on kilo vermek kolay olacaktı. Sen probleme miktarından daha büyük bir çözümle yaklaşırsan problem başarıya dönüşür.

Bu, elindeki çamuru daha fazla su ile yıkamaya benzer. Problemi istikametin zıt yönünde odaklamak, problemin etkisini azaltacaktır. Borç bir problemse, borç istikametinde odaklanmak borcu büyütür ve devamlılığını sağlar. Borcunun değerinde bir üretim ve gelir frekansı üretirsen borcun anlamı ve gücü kendini yitirir. Terör problemini ancak barış istikametinde yapacağın frekans yayınları ve odaklanma hareketleri ile çözebilirsin. Hastalık probleminin çözümü sağlık istikametinde odaklanmaktır.

Bedendeki kilo stok probleminin çözümü, hareketli beden istikametine odaklamaktır. Kilo senin için bir problemse, bedenin artık bu problemi deneyimledi, şimdi ilerlemen gerekir. Sen bu problemin içine dalmış ve çözüm üretmemişsin. Ben çok denedim diyorsan o zaman sen çözümü değil, problemi büyüten metotların peşinde koşmuşsun demektir. Problemlerin içinde var olduğun sürece, sürekli aynı yerde döner durursun. Problemlerine tanık olmalısın, izleyici olmalısın. Arkadaşların sana problemlerini anlatır, sen dışarıdan bir izleyici olarak onun problemini çok kolay bir şekilde çözersin ama o sorun senin başına geldiğinde nasıl ve ne şekilde çözeceğini bilemezsin. Seni her ne kadar baskı altına almış olsa da problem senindir. Sen burada izleyici değil, oyuncusun. Futbol müsabakalarına bakın, futbolcu oynar ama başkaları konuşur, doğruyu ve çözümleri o bilir.

İzleyici resmin tamamını görür ve sonuca giden yolu iyi bilir. Ama sen oyuncusun, sen problemin içindesin. Bu durumda yapman gereken problemden çıkıp onu dışarıdan bir gözle izlemektir. O zaman farkındalık kazanırsın, resmin bütününü görür ve yeni çözümler üretebilirsin çünkü o enerjinin etkisinden dışarı çıkmış farklı bir frekanstasındır. Dışarıda olunca problem enerjisinin baskısından kurtulmuş ve detaylarla uğraşmıyor olacaksın. Üstelik her problemi çözmek zorunda da değilsin.

Senin için önem arz eden problemler için geçerlidir bunlar. Fakat ortada birebir seni ilgilendiren bir problem yoksa onu görmeyebilir, izleyici olabilirsin. Hatta ilgilenmez ve seyretmezsen o resim getirdiği problemlerle birlikte çeker gider. İster problemi çözmek için enerji harca isterse bırak problem kendiliğinde çekip gitsin, sen ilgi gösterirsen o problem seninle birlikte hayat bulur. Zihin ve beden arasında ilgi kesildiğinde bedende problemler oluşur, bu problem senin deneyim kazanman içindir. Bu bir işaret, bir sinyal, bir armağandır. Eğer sen bu problemi çözerek bedeninin değerini anlarsan gelişmiş ve tecrübe kazanmış bir bedene sahip olursun. Eğer problem kalıcı olursa ve sen de problemin içine gömülürsen bu armağan kâbusa dönüşür. Problemler bizi geliştirmek için vardır, sahtedir ve geçicidir. Problemi yeni bir sonuca getirmek çözümdür, fakat gelinen yeni bir sonuçta yine kendisini problem ya da başarı olarak ifade edecektir. Eğer gelinen sonuçları problem olarak algılarsan, çözmekte zorlanacak ve aynı zamanda seni ömür boyu mutsuz ve huzursuz edecektir.

Problem bitmez, başarı bitmez; biri gider diğeri gelir, sonuçların oluşmaması için düşüncenin durmuş olması gerekir. Problemleri bizler yaratırız. Problemin oluşması için milyarlarca neden olsa da en önemlisi ilgi çekmek istemesidir. Başarılı olabilmek de ilgi çekmek içindir. Fark edilmeyi istemektir. Tüm problemler ya da başarılar ilgiyle oluşur ve ilgisizlikle yok olur. Sonucun kaynağı ilgi ve ilgisizliktir. Özünün en önemli ihtiyaçlarından birisidir ilgi görmek. Çünkü ilgi gördüğünde beslenirsin, beslendiğinde de var olursun. Problemde başarıda var olmana neden olur, uzun süreli içinden çıkamadığın problemlerde seni hasta olmana neden olur, her problemi çözmek zorunda değilsin, çözmediğinde ve serbest bıraktığında problem geldiği gibi giderler.

Yazan: Deniz Egece. “Zayıflamada Son Söz” kitabından alıntıdır.

Paylaş

Yorum yaz

Lütfen yorum yazın
Lütfen adınızı buraya girin