Engelli Arthur Boorman, 10 ayda 63,5 kilo vermiş! Yürümeyi bırakın, koşmaya başlamış!

Videoyu İzlemek İçin Tıklayınız!

Arthur Boorman, Amerika ordusunda havacı olarak görev yapan bir askerdi. Amerika’da Irak Körfez savaşı sırasında paraşüt ile son atlayışında bir takım sorunlar yüzünden, bacakları, baldırları, dizleri, ayakları ve parmakları hasar gördü.

Doktorlar, ömrünün sonuna kadar engelli yaşaması gerektiğini söylediler. O günden sonra tekerlekli sandalyeye mahkûm kalarak yaşamış. 

Doktorlar tarafından verilen engelli ve yürüyemez raporu ile Arthur Boorman tam 15 sene tekerlekli sandalye ile yaşamaya mahkûm olmuş.

Engeli olup yürüyememesi, hareket miktarının azalmasına sebep olmuş. Beslenme inancı ve alışkanlığı değişmediği için, hareketsizlik miktarının engeli yüzünden azalmış olması, otomatik olarak zaman içinde kilo almasına sebep olmuş.

Toplamda 135 kiloya kadar çıkmış ve uzun bir süre bu kilolarda yaşamaya devam etmiş.

Birçok alternatif tedavi konularıyla ilgilenmiş ve mutlaka bir çözümün olması gerektiğini ve bir gün yürüyebileceği inancını hiç kaybetmemiş. Nasıl ve ne zaman başarabileceği soruları ile meşgul olmuş. Zaman zaman bu durumundan etkilenip, yaşamaktan bıktığı ve hayattan zevk almadı dönemler,  ölmeyi  ve intihar etmeyi bile düşünmüş. 

Diamond Dallas Page’in geliştirdiği DDP-Yoga ile tanışmış.       DDP-Yoganın fiziksel hareketleri ve zihinsel çalışmalarıyla tanışmış. 

Dış seslerine kulaklarını kapatarak, başkalarının ne dediği değil kendi içindeki sesi ve bedenden gelen mesaj ve sinyalleri dinlemeye odaklanmış. Bir ay içinde zihnindeki yıkıcı ve olumsuz olan düşüncelerin giderek azaldığını ve daha olumlu ve yapıcı düşüncelerin çoğaldığını fark etmiş. 

İlk başlarda iyileşebileceği ve yürüyebileceği inancını oluşturana kadar, dış seslerden etkilenmemek için, kendi kendini motive etmiş. Yoga hocasıyla birlikte fiziksel egzersizler yapmaya ve ondan öğrendiği öğretileri evindeki sessiz bir ortamda tekrarlamaya devam etmiş. Araştırmalara yönelerek nörobilim, nöroplastisite, nlp, mental training ve zihinle tedavi alanlarında kendini bilgilendirerek, mental antrenmanlar (düşünce molası teknikleri)  çalışmalarını hayatına katmış.

Yogadaki fiziksel egzersizleri denerken aynı zamanda, zihninde imajinasyon (canlandırma) teknikleri yaparak zihninde yürüyebildiğini ve hatta koşabildiğini görmüş ve kendisini ikna ederek inandırmış. Aylar sonrasında zihinsel yaptığı bu egzersizlere, bedeni karşılık vererek yapabilme olasılığına inanmaya başlamış. Başlarda minik değişimler olsa da düzenli olarak zihinsel ve fiziksel çalışmalarını paralel olarak birlikte devam ettirmiş.

Dış dünyaya kulaklarını kapatan Arthur Boorman düzenli olarak her gün bedenine ve zihnine zaman ayırmaya devam etmiş. 15 sene yaşadığı engelli sandalyesinde, bedenindeki sağlıklı ve çalışan bölgelerini; kollarını, ellerini ve başını, karnını ve omuzlarını küçük egzersizler yaparak sürecine başlamış.

Zaman içinde tekerlekli sandalyede, belden aşağı bölgelerini küçük hareketlerle bacak kısmını güçlendirmeye çalışmış. Enerjinin bulaşıcı sözünden yola çıkarak, çalışır halde olan enerjilerine odaklanarak, diğer çalışmayan enerjilerinin bulaşması, etkilenmesi ve canlanması amaçlı yaklaşımlarla sürecine her gün biraz daha yol kat ederek devam etmiş. 

Günlük düzenli düşünce molalarında, kendi kendine telkinlerini devam ettirmesi, motivasyon (isteklendirme) ve odaklanma gücünü artırarak, dış seslerden gelen yıkıcı telkinlerin etkisini yok etmiş. Yürüyebilirim ve kilolardan arınabilirim inancı güçlenmeye başlayarak hedefe giden anayoldan ayrılmamasına ve her geçen gün hedefe ilerlemesine etken olmuş.

Yogadaki asena hareketlerini yerde uzanarak minderde yapmaya çalışmış… İlk başlarda bu hareketlerde zorlanmış ve başarısız olmuşsa da,

Asla ama asla bırakmamayı kendine söz vererek, devam etmiş.

Fiziksel egzersizin yanı sıra, düzenli olarak düşünce molalarında zihninde yürüyebildiğini ve koşabildiğini canlandırmış. Fiziksel olarak günlük yapmak isteyip de yapamadığı egzersizleri  öncelikle imajinasyon (canlandırma) yaparak, sonrasında da fiziksel olarak yapmaya çalışmış.

Düzenli ve tekrar tekrar yaptığı bu uygulama sonrasında küçük adımlarla ilerlemelere sebep olmuş. Zihnideki bu canlandırmalar, beyin tarafından yapabiliyorum mesajı bedenindeki belli bölgelere komut mesajları gitmesine neden olmuş. 

Günler ilerledikçe ayakta durmaya başlamış ve küçük adımlar atmayı başarmış ama her seferinde tekrar tekrar yere düşse de asla ama asla pes etmemiş. Bu süreçte karşısına birçok zorluklar, problemler ve etkenler çıksa da, düşünce molalarında yaptığı çalışmalar kendisinin iç sesini güçlendirmiş olmasından dolayı devamlılığını sağlamış. Her geçen gün gözle görülür değişimler ve iyileşmeler devam etmiş.

İstikrarlı bir şekilde beynine yürümeyi ve koşmayı farklı kurgularla imajinasyon (canlandırma) tekniği ile öğretmeye devam etmiş. 90 günden sonra değişim gözle görülür hale dönüşmeye başlamış, artık ayağa kalkabiliyor ve birkaç adım atabiliyor hale gelmiş.

10 ay sonrasında toplamda 63,5 kilo vermiş ve yürümeyi bırakın koşmaya başlamış.

Umarım siz okuyucum olarak, engelli değilsinizdir. Engelli ya da hasta bile olsanız, bu kilolarınızı vermeniz için bir engel değildir. Engelli olmak ya da hasta olmak bir bahane olduğunu bizlere Arthur Boorman gibi insanlar gerçek yaşamları ile ispatlamıştırlar.

Deniz Egece…ş2s

Paylaş

2 YORUMLAR

Yorum yaz

Lütfen yorum yazın
Lütfen adınızı buraya girin