Her şey üniversite zamanında bir kitapçıya girmemle başladı. Her zaman kişisel gelişim kitaplarına meraklı birisiydim ve rafta duran Deniz Egece’nin Zayıflamada Son Söz kitabı gözüme çarptı. Çocukluğumdan beri kilo problemi yaşamış ve zayıflamak için çok kez diyet , çeşitli egzersizler yaparak zayıf bir bedene sahip olabilmek için uğraştım. Zaman zaman başarılı olsamda bıraktığım an hep bir iki kilo fazlasıyla geri almaya başladım. Bu yüzden kitabı gördüğümde içimde bir heyecan oluştu ve kitapçıdan iki üç kitap daha alarak çıktım. Eve geldiğimde aldığım kitaplardan birine başlamak adına her birinden 10 15 sayfa okudum.

          Zayıflamada Son Söz kitabında da beni ilk olarak en çok etkileyen yemeden ve içmeden yaşayan insanların varlığını öğrenmek oldu tam da orada okumayı bırakarak kitabımı rafa kaldırdım. (Niyedir bilinmez demek ki her şeyin doğru bir zamanı varmış).İstanbul’a temelli dönüş yapmış ve bir gün arkadaşımla telefonda konuşurken yemeden içmeden yaşayan insanlar varmış biliyor musun, hatta sana kitaptan okuyayım dedim ve o gün hayat bana başka bir kimlik hediye etmeye başladı. İlk gün neredeyse 40 sayfa kadar okudum ve Deniz Egece’yi araştırmaya başladım çünkü yazdığı her cümle bana ayna tutuyor gibiydi. Deniz Egece’nin web sitesine numaramı bırakıp benimle iletişime geçmelerini bekledim ertesi gün sabah 10 da telefonum çaldı danışmanlardan biriyle yaklaşık 1 saat telefonda konustuk ve bu konuşma sırasında telefondaki ses bana vücudumu tarif edince yok artık dedim bu konuşmayla çok daha fazla şey ögrenerek inancım çoğaldı.

 

Deniz Hocayi yakından görmeliyim diyerek Beykoz’a workshopuna katıldım. Tesadüf bu ya kitapta tam 4D kısmında kalmışken o gün işlediği konu da 4D idi. Hayat bana devamlı doğru yoldasın der gibiydi. Kendime yapılacaklar listesi oluşturdum. Odamın duvarına değerli kesitleri yazıp her gün bakarak okudum,okudukça bilincime kodladım çevremdeki herkesle bu konulari konuşmaya başladım konuştukça daha da iyi kodluyordum ve çevremdekileri bilgilendirmiş oluyordum. Kitabımı çok kişi istedi kesinlikle vermedim Deniz Hocanın da dediği gibi…Önce kendimle yüzleşmeye başladım kendimi affettim beni kıranları hatta aileme karşı içimde barındırdığım küçük kırgınlıkları… affettikce bakış açım değişti yüzleştikçe kendime verdiğim değer artmaya başladı insanlara karşı duyduğum korku güvensizlik çok fazla azaldı ve 80 kiloyla başladığım bu serüvende yaklaşık 6 ay gibi bir zaman diliminde 59 kiloya kadar düşüp 36 bedene ulaşmayı başardım. Hem de bu serüven tok kalarak, dans ederek, hareket edip yaşamın içinde kendimi iyi hissederek yaşandı ve yaşanmaya da devam ediyor. Bu süreçte kesinlikle tartılmadım, eski kıyafetlerimin hepsini çöpe attım. Oluşum sürecine inandım. İmajinasyon ve düşünce molaları yaparak ideal bedenime ulaştım. İnancınız ve umudunuz dibe çökmüş olabilir, sadece farkındalık kazanarak kendi benliğinizi su üstüne çıkarmalısınız.Sadece hayâl edin,isteyin ve azim edin göreceksiniz ki her şey gerçek olmuş.

Paylaş

Yorum yaz

Lütfen yorum yazın
Lütfen adınızı buraya girin