BEDEN ALGI BOZUKLUĞU NEDİR? (BAB-BDB)

Beden dismorfik bozukluğu, temelde bir fiziksel kusuru olsa da olmasa da veya hafif derecede bir fiziksel kusuru olduğu durumlarda, kişinin bu dış görünümü ile zihinsel olarak aşırı derecede uğraşması ve meşgul olması hali olarak tanımlanabilir (dismorfofobi).

Burada kişinin görünüşünün normal veya kabul edilebilir normal değerler arasında olmasına rağmen, kendini dikkat çekecek kadar çirkin ya da bedensel olarak kusurlu/çirkin ve/veya eksik hissetmesi şeklinde gelişen bir algılama bozukluğu söz konusudur. Aslında bu hastalık grubuna maruz olan kişilerin bir nevi obsesif (takıntı) duygularına sahip olduğundan da söz edilebilir.

BEDEN ALGI BOZUKLUĞU NE SIKLIKLA GÖRÜLÜR?

Genel toplumda görülme sıklığı yüz kişide 2-3 kişi olarak kabul edilirken, genç erişkin ve/veya öğrencilerde görülme sıkılığı %12-13 değerlerine kadar yükselmektedir.

BEDEN ALGI BOZUKLUĞUNUN NEDENLERİ NELERDİR? (BDB)

BDB’nin etiyolojisi biyolojik, psikolojik ve sosyokültürel faktörlerin bir arada etkili olduğu çok nedenli bir durum olarak kabul edilir.

BEDEN ALGI BOZUKLUĞU İÇİN OLASI RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR? (BDB)

BDB ile ilgili etiyolojik risk faktörleri de tanımlanmıştır:

  • Çekingenlik , mükemmeliyetçilik ve anksiyeteli mizaç
  • Çocukluk çağının çeşitli sıkıntılarla geçmesi. Örneğin; yeterliliğiyle, görünümüyle alay edilmiş olması, kötü akran ilişkileri, sosyal izolasyon, aile desteğinin olmaması, cinsel istismara uğrama gibi non-spesifik faktörler.
  • Ergenlik çağında fiziksel özellikleriyle ilgili etiketlenme öyküsünün olması.
  • Ortalamanın üstünde estetik duyarlılığa sahip olma. Örneğin; daha çekici kişilere yoğun duygusal yatırım, kendi kimliğini tanımlarken çekiciliğe aşırı değer verme.
  • Çevresel etkenler: Toplum içerisinde güzel kadın veya erkek algısının sürekli mükemmel olmaya, zayıflığa, orantıyabağlı olması, küçük yaşlardan itibaren bireylerin dış görünüşleri ile ilgili sorunlar yaşamasına, kendini çirkin hissetmesine neden olmaktadır. Bireylerin yakın çevrelerinden çocukluklarından itibaren bedenleriyle ilgili alaycı yorumlar duymakta beden algısını etkilemektedir.
  • Düşük özgüven: Kişilerde düşün özgüven olması da kendilerini yetersiz hissetmeleri ve dış görünüşlerini takıntı haline getirmelerinin nedenlerinden biridir.
  • Psikolojik sorunlar: Bireylerde depresyon, yeme bozuklukları, anksiyete (kaygı) bozukluğu gibi psikolojik sorunların varlığı da beden algısı probleminin ortaya çıkmasında etkilidir.

BEDEN ALGI BOZUKLUĞUNUN BELİRTİLERİ NELERDİR? (BDB)

* Görünüşlerine aşırı odaklanırlar: BDB’li insanlar, görünüşlerinin hoşlanmadıkları kısımlarını düşünmekten vazgeçemezler. Derilerindeki sivilce veya burunlarının, gözlerinin, dudaklarının, kulaklarının veya ellerinin şekli veya görünümleri gibi belirli şeylere aşırı şekilde odaklanırlar.

* Görünüşleri için üzülürler: BDB’li insanlar neredeyse her zaman görünüşleri hakkında endişeli, üzgün ve stresli hissederler.

* Görünümlerini kontrol ederler veya düzeltirler: BDB’li insanlar görünümlerini tekrar tekrar kontrol etmeleri gerektiğini düşünürler. Örneğin, görünümlerini aynadan kontrol ederler ve aynı zamanda başkalarına da nasıl göründüklerini sorarlar ve görünümlerini günde birçok kez “düzeltirler”.

* Görünmemeye çalışırlar: BDB’li bazı insanlar, zaman zaman başkaları tarafından görünmek istemezler. Bunun için de evde kalabilirler; kendilerini gizleyebilirler veya görünüşlerini değiştirmek için makyaj yapabilirler, şapka ya da kıyafet kullanabilirler. Bazıları çok stresli oldukları için aynaya bakmaktan bile kaçınırlar.

* Görünüşleri hakkında yanlış düşünceleri vardır: BDB’li insanlar bedenlerini gerçekte olduğu gibi ya da başkalarının gördüğü gibi görmezler. Odaklandıkları kusurlar, aslında başkalarının zorlukla fark edebileceği şeylerdir, ama kendilerine büyük sorunlar gibi görünür. Doğru olmasa da çirkin göründüklerine inanmış durumdadırlar.

* Bozukluğun ikinci önemli özelliği ise kusurlu algılanan bölgeyi incelemeye, düzeltmeye ve saklamaya yönelik tekrarlayıcı, kompulsif natürde davranışlardır. Bu kompulsif davranışlar görülme sıklığına göre şöyle sıralanabilir :

  1. Kamuflaj; Beden postürü ile kamufle etmeye çalışma – Giysi seçimiyle ya da aşırı giyinerek kapatmaya çalışma -Giysi seçimiyle ya da aşırı giyinerek kapatmaya çalışma – Makyaj ile kamufle etmeye çalışma – Ellerin, saçın, şapkanın yardımıyla kapamaya çalışma.
  2. Kusurlu olduğu düşünülen beden parçasını diğerlerininki ile kıyaslamak, başkalarının görünüşünü aşırı incelemek.
  3. Görünüşünü aynalarda ve diğer yansıtan yüzeylerde devamlı kontrol etmek.
  4. Plastik cerrahi, dermatoloji ya da diğer medikal ve medikal olmayan tedavi arayışları, tekrarlayan doktor ziyaretleri, ameliyatlar, tedaviler.
  5. Dış görünümleriyle aşırı uğraşılar (saç tarama, makyajla uğraşma, tekrar tekrar traş olma, saç kestirme…vb)
  6. Soru sorma ve onaylanma arayışı içinde olma; – Kusurlu algılanan beden bölgesinin normal göründüğünün başkaları tarafından teyid edilmesi ya da – Kusur bulunduğuna başkalarını ikna etmek için
  7. Kusurlu bölgeye tekrar tekrar dokunma
  8. Giysi değiştirme
  9. Diyet yapma
  10. Cilt yolma (skin picking); genellikle “daha pürüzsüz” olması arzu edildiği için ya da lekelerden kurtulmak, sivilcelerden kurtulmak, “daha yumuşak”, “daha temiz” bir cilde sahip olmak için (cilt yolma davranışı bazen zarar verici boyutlara ulaşabilir hatta ciddi kanamalara neden olabilir)
  11. Aynalardan ve parlak yüzeylerden kaçınma

Beden algısında sorun yaşayan kişiler, dış görünüşlerinden takıntı derecesinde rahatsız oldukları için kendilerini yalnızlaştırmayı tercih ederler. Dışarı çıkmak, arkadaşlarıyla görüşmek istemeyen kişiler, genellikle eve kapanırlar.

BEDEN ALGI BOZUKLUĞU TANISI NASIL KONULUR?

Beden Algı Bozukluğu (BAB) Tanı Kriterleri:

  • Dış görünümünde, başkalarınca gözlenebilir olmayan ya da başkalarınca önemsenmeyecek, bir veya birden çok kusur ya da özür algılama düşünceleri ile uğraşıp durur.
  • Kişi bu bozukluğun gidişi sırasında bir zaman, dış görünüşüyle ilişkili kaygılarından ötürü tekrarlayan davranışlarda (aynaya bakıp durma, aşırı boyanma, derisini yolma gibi) ya da zihinsel eylemlerde (dış görünümünü başkalarıyla karşılaştırma gibi) bulunur.
  • Bu düşünsel uğraşlar klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, işle ilişkili alanlarda ya da önemli diğer işlevsellik alanlarında işlevsellikte düşmeye neden olur.
  • Vücut dismorfik bozukluğu, yoğun bir takıntı şeklinde yaşandığı için bireylerin genellikle dış görünüşleriyle ilgili sorunlarının psikolojik bir rahatsızlık olduğunu fark etmelerini engeller. Dış görünüşlerini düzeltmek çabasında olan bireyler, psikolojik destek almaktan önce estetik cerrahi, dermatoloji doktorları ve diyetisyenlere başvururlar. Ancak istedikleri görüntüye genellikle ulaşamaz ve kusurlarını daha da takıntı haline getirirler. Bazı kişilerin psikolojik tedavi görmeyip bir dizi ameliyat geçirerek, bedenlerini tamamen değiştirdikleri örneklerde mevcuttur.

BEDEN ALGI BOZUKLUĞUNUN TEDAVİSİ NEDİR?

Vücut dismorfik bozukluğu tedavisinde sıkça kullanılan yöntemlerden biride psikolojik destek almaktır .

Terapi seanslarında, beden algı sorunu olan bireylerin görünüşlerinde kusurlu buldukları yerler ile ilgili algılarının düzeltilmesi üzerinde durulur.

Bireylerin vücut dismorfik bozukluğu başka bir psikolojik rahatsızlıktan kaynaklanıyorsa, bu psikolojik rahatsızlığın tedavisi üzerinde durulur. Ayrıca kişinin özgüvenini ve özsaygısını yeniden kazanması içinde çalışmalar yapılır. Hastalara uygulanacak psikoterapilerin kaç seans olduğu, terapistinin görüşlerine ve hastalığın ne derecede olduğuna bağlı olarak değişmektedir.

BDB tedavi edilebilen bir bozukluk türüdür ve tedavisinde kullanılan birden fazla yöntem bulunmaktadır.

Beden algı bozukluğunda psikoterapi olarak bilişsel davranışçı terapi (BDT) tedavide ilk basamak tedavi olarak kabul edilmektedir.
BDB’de uygun terapinin çekirdek belirtilerde düzelmeye yardımcı olması, toplumsal ve mesleki işlevselliği arttırması ve varsa depresif bulguları tedavi etmesi beklenmektedir.
Uygun tedavi için öncelikle hastayla iş birliği yapmak gerekmektedir.
Bazı hastaların kozmetik tedaviye yönelmesi ve çirkin olduklarını var saydıkları için doktorları da dahil olmak üzere kimseyle görüşmek istememesi iş birliğini zorlaştırabilir.

DENİZEGECE ENSTİTÜ

Uzm. Psikoloğu – ALEYNA ACAR