Düşünce gücümüzle nasıl zayıflarız?

Kilo alınması ve kilo verilmesi için uzun bir zaman dilimine ihtiyaç duyar. Kilo alınmasına neden olan durum; beslenme, öğün, hareketsizlik, hareket ve egzersiz hakkındaki kilo alınmasına neden olan düşünce ve inançlardır. Bu inançlarımız alışkanlıklarınızın ve davranışlarımızın tekrarlamasına neden olur. Yanlış alışkanlıklarımızın kilo alınmasına ve doğru alışkanlıklarımızda kilo verilmesine neden olur. Bu alışkanlıklar bilinçaltımız tarafından yönetilir, bunlar değiştiğinde bedensel sonuçlarımızda kalıcı olarak değişir. Ayrıca bedenimiz hakkındaki fikrimiz ve imaj görüntümüz bilincimizdeki bilgiler, bedenimizin somut şeklinin oluşmasına neden olmaktadır.

 Düşünce gücüyle nasıl iyileşebiliyoruz?

Düşünce gücü deyince bunun kaşık bükmek gibi algılanmaması gerekir. Hiçbir düşünce nesne yâda maddeleri hareket ettiremez. Ama düşüncelerimiz maddenin içinde bulunan enerjiyi etkileme gücüne sahiptir. Örneğin, stres, kötü düşünceler, öfke kaygı endişe gibi düşünceler bedenimizdeki enerjiyi etkileyerek hücrelerimizin işlevlerini sağlıklı yapamamasına ve hasta olmasına neden olur. Bedenimizi hasta edebiliyorsak, aynı zamanda da tedavi edebiliriz.

Düşüncelerin kaynağı neresidir?

Düşünceler, bilinçaltında bulunan verilerden, deneyimlerden, duygulardan ve inançlardan referans alarak ortaya çıkar. Aynı zamanda çevreden gelen sinyallerin sonucunda algılanan veri ve bilgilerden düşünce üretebilir. Düşüncenin beslendiği ve referansa aldığı kaynaklar hem dış dünya olan çevre, hem de iç dünya olan bilinçaltıdır. Bilinç üstü düşünce kaynağını her iki alandan referans alarak beslenir ve üretir.

Düşünce gücüyle neler nasıl etkilenir?

Maddeler…

Gıdaların içinde bulunan enerjilerin, düşünce ve niyetler tarafından etkilenerek niteliklerinin değişimine uğramasına neden olur. Ölmüş olan sebze, meyve ve hayvanların içindeki enerjiyi niteliğini etkileyebilme gücüne sahiptir, fakat enerjilerin kalorilerinde bir değişim olmaz. Gıdalarla olan kişinin ilişkisini belirleyen içeriklerin olumlu ve olumsuz olması, gıdaların vereceği hizmetin şeklini, miktarını ve tekrarını belirler.

Nesneler…

Düşünce ve niyetleri ile uzaktan hiçbir kişi, araç ya da uzuvlarını kullanmadan nesnelere etki üretemez. Fakat insan düşüncelerinin eylemlere dönüştürerek uzuvları ile ya da bir takım kişi ve araçları kullanarak nesneleri yerinden oynatabilir. Nesneleri bir birleriyle birleştirerek yeni nesneler üretebilir.

Canlılar…

Düşünce ve niyetler ile canlı bitkilerin içindeki enerjilerin frekans titreşimlerini etkiler. Belirli hayvanların bilinçlerinde belirli bilgileri etkileyerek değişmesine ve öğrenebilmesine neden olur. Canlı olan her türlü hayvan, bitkiler, hücreler, tüm organik yapıların içinde bulunan enerjilerin etkilenmesine neden olabilir.

İnsanlar…

İki tarafında bilinçli ve bilgiye sahip olmaları, bilgiyi işleyerek düşünce üretebilmesinden dolayı, her iki tarafta bir birini düşünce ve niyet olarak etkileyebilir. Kimin düşünce ve niyetlerinin frekans titreşimlerinin gücü fazla ise, tekrar miktar ve şiddeti artarsa etkileme gücü artar. Karşı tarafın inancına zıt bir düşünce ise bilgiler değişmez ama mutlaka bilgi, enerji ve duygular olarak etkilenir. Bilgilerin değişmesi ve etkilenmesi izin verildiğinde bilgilerde değişime uğrar. İnsan ilişkilerinde, yüksek frekansı titreşimine sahip olan kişinin enerjisi alanda bulunan diğer insanların enerjilerini etkilemesine neden olur, enerjiler bir biri ile uyumlanmaya neden olur. Bilgiler ve enerjiler ilişkiler sürecinde bulaşıcıdır.

Düşüncenin görevi nedir?

Düşüncelerin görevi, bilinçaltını hazırlamak ve bilgilerini değiştirmektir.  Kısa süreli eylemeleri ve küçük sonuçları elde etmek için düşünceler yeterli olur. Fakat büyük sonuçları başarmak için zamana ihtiyaç vardır, o yüzden inançların gücüne ihtiyaç duyulur. Çünkü bilinçaltı inandığı aynı eylemleri tekrar tekrar uygular durur.

İdeal beden için düşüncenin önemi nedir?

İdeal bedenin ortay çıkması için zamana ihtiyaç duyar, zaman içinde tekrar edilen düşünceler, sonuca neden olacaktır. Tekrar ettirmesi gereken düşünceleri, sadece bilinçaltı bilinç üstüne servis edebilir. O yüzdende bilinçaltındaki inançlar değişmelidir, bu inançların değişimini yine de düşünceler yapabilmektedir. Kilo vermek isteyen düşüncelerimizdir, kilo vermek istemeyen ise bilinçaltındaki inançlarımızdır. Bilinçaltımız mevcut durumdan gayet memnundur, yoksa zaten kişi ideal bedende olurdu.

Düşüncelerin özelikleri nelerdir?

  • Düşünceler, kısa süreli sonuçları elde etmek için uygun ve etkilidir.
  • Düşüncelerle, ilginin istikametini yönlendirmek mümkündür.
  • Düşüncelerle, bilinçaltındaki soruna neden etkenlerin farkındalığı kazana bilinir.
  • Düşüncelerle, istenilmeyen inanç ve duygular etkisizleşebilir.
  • Düşüncelerle, bilinçaltına yeni inanç ve duygular kodlanabilir.
  • Düşüncelerle, bilinçaltında hedefler ve planlar tasarlanarak kodlanabilinir.
  • Düşüncelerle, bilinçaltının odaklanması ve motive olması sağlanabilir.
  • Düşünceler, bilinçaltının anlık yönettiği sonsuz bilginin, iki üç tanesini kısa süreli elinden alarak kendisi yönetebilme yetisine sahiptir.

    İnançların özellikleri nelerdir?

  • İnançlar, büyük sonuçları inşa etmedeki temel taşlardır.
  • İnançlar uzun vadeleri tekrarlanan davranışlara neden olur.
  • İnançlar, bilinç üstüne düşünce servis eder.
  • İnançlar, deneyim, modelleme, işitme, bilinçlenme, eğitim gibi kavramlarla düşünceler tarafında öğretilir.
  • Her zaman her yaşta tüm inançlar değişmeye açıktır ve değişebilir.
  • İnançlar, kişinin onaylayarak kabul etmiş olduğu bilgilerdir.
  • İnançlar, davranış alışkanlıklarının tekrar uygulanmasına neden olur.
  • Nesne ve cisimlerle olan ilişkilerdeki duygusal bağlar inançlarla kurulur.
  • İnançlar, tüm duyguların merkezidir; korkular, dirençler, sabotajlar, ötelemeler, bahaneler bilinçaltındaki inanılan bilgilerde ortay çıkar.
  • Geçmişte yaşanılmış tüm anılar yıkıcı olay ve kişiler inançlarımız olarak kayıtlıdır.

Her düşünce gerçekleşir mi?

Her zaman düşünceler gerçekleşir, düşüncelerin gerçekleşmemesi mümkün değildir. Önemli olan istenilen düşünceler mi, yoksa istenilmeyen düşünceler mi gerçekleşiyor? İstenilmeyen yönde gerçekleşiyorsa, demek ki istediklerinle inandıkların farklıdır, istemediklerin gerçekleştiyse bu inançlarının ürettiği düşüncelerin gerçekleşmiş olması demektir. Yani bilinç üstündeki istediğin düşünceler farklıdır, bilinçaltındaki inandığın inançlar farklıdır, her zaman inanılan düşünceler gerçekleşecektir.

Düşüncelerin gerçekleşmesi için ne kadar zamana ihtiyaç vardır?

Küçük düşünce ve küçük sonuçların gerçekleşmesi için; birkaç gün ve birkaç düşünce ve eylemlerle gerçekleşecekse, bu bilinç üstünün ve düşüncelerin gücüyle başarılır. Büyük düşünce ve büyük sonuçların gerçekleşmesi için; birkaç aylara ya da yıllara ve yüz binlerce tekrar edilmesi gereken eylemlere ihtiyaç vardır, bunun için düşünceler yetersiz kalır, inançlar tarafından tekrar tekrar üretilecek düşüncelere ihtiyaç vardır. Büyük düşüncelerin sonuca yansıması için inancın gücüne ihtiyaç duyulur, bunu ancak bilinçaltındaki inançları devreye sokarsak başarabiliriz.

İdeal beden düşüncesinde öncelik sırası önemli midir?

Öncelik sıralarımız, beklentilerin sonuçlanmasına ya da sonuçlanmamasına büyük rol oynar, etki eder ve neden olur. Herkesin öncelikleri farklı farklıdır, kişiler öncelik sıralarına göre istenilen sonuçları var ederler. O yüzden bilinçaltına istenilen sonuçların öncelik sıramızın başında geldiğini ikna ederek öncelik olarak uygulamasına neden olabiliriz. Aynı anda birçok sonucu elde etmeyi istemek, bedenin potansiyel gücünün çok yere bölmek ve sonuçların gözle görülmeyecek kadar küçük ortaya çıkmasına neden olur. Odağın bölünmesi, ortaya çıkacak sonuçlarında bölünmesi demektir, bu da sonuçların gerçekleşmesinin uzamasıdır.

Düşünceler genetik aktarılır mı?

Bilimsel olarak düşüncelerin genetik olarak aktarıldığı henüz kanıtlanmamıştır. Öz bilgiler zaten genetik olarak aktarılır, fakat ego bilgilerin genetik olarak aktarıldığına dâhil bilimsel bir kanır yoktur. Bir takım farklı dini inançlarda ve kişisel gelişim çalışmalarında atalardan gelen bilgilerden bahsedilir, bunun daha çok astrolojideki burçlar gibi birer durum olduğuna düşünüyorum.

Düşüncelerle bilinçaltında yaklaşım gösterilecek temel konular nelerdir?

Düşüncelerle, bilinçaltına üç temel farklı konuda yaklaşım göstere bilinir. Bunlar farkındalık, özgürleştirme ve kodlama teknikleri uygulanarak, bilinçaltındaki bilginin değişmesine neden oluna bilinir. Bu üç yaklaşım, beslenme, gıda, öğün, hareketsizlik, hareket, egzersiz, ideal beden, şişman beden, kilo ve stok, değişim hakkındaki inanılan bilgiler için geçerlidir.

Düşüncelerdeki temel konular nelerdir?

*Farkındalık; istenilmeyen inançlar değiştirilmek isteniliyorsa, öncelikle düşüncelerle bilinçaltındaki istenilmeyen sonuçlara etki eden yanlış inançların farkındalığı kazanılmalıdır. Farkındalık bir türlü tanı koymaktır, fazla kilolara neden olan etkenin ve başlangıç sebebin ve etki eden neden hakkındaki inancın farkındalığıdır. Hangi inançların bedenin ihtiyacından daha fazla miktarda enerji alımına ve daha az miktarda enerji tüketimine neden olduğunun inanılan bilgi bazında farkındalığının kazanılması. İdeal bedene ulaşmanın önündeki engel, korku, ötelemelerin ve bahanelerin farkındalıklar gibi…

*Özgürleştirme; farkındalık sonrasında istenilmeyen sonuçlara neden olan inanç ve duyguların etkisizleştirme sürecidir. Uygulanmak istenilen düşüncelere uygun ve zıt olan inanç ve duygularla yüzleşerek etkisizleştirilmelidir. Doğru olduğuna inanılan fakat yanıltıcı ve yanlış olan inançların etkisizleştirilmesidir. Etkisizleştirildiğinde, istenilmeyen sonuçların kaynağı ve tekrarının bitirilmiş olmasına neden olunur. İnanç ve duygu bağlarının etkisizleştirme durumları yüzleşme ve affederek gerçekleşir

*Kodlama; Eski bilgiler etkisizleştirildikten sonra yeni bilgi ve inançların kodlanması mümkün olabilir. İstenilen sonuca götürecek olan bilgi ve inançlarının kodlanmasıdır. Uygulanması istenilen davranış alışkanlıkların temelini oluşturan bilgi ve inançların kodlanmasıdır. Kilo verme süreci olan değişim sürecindeki bilgilerin planlanması tasarlanması, süreci içinde motivasyon ve odaklanmanın sağlanması için kodlamalardır. İdeal bedende bir ömür boyu dengeli olarak kalınmasına neden olacak bilgilerin kodlanma durumlarıdır.

Kilo verme süresinin kısa sürmesinde düşüncenin etkisi nedir?

Kilo verme süreçlerinde erken pes edilmesinin sebeplerinden bir tanesi de, sorunlara çözümler ve cevaplar bulamayan bilinçtir. Fazla kilolu kişilerin bilinçaltları yıllardır, hareketsizlik ve beslenme hakkında birçok öğrendiği ve deneyimlediği bilgiler vardır. Bilinç üstü düşünce üretmek istediğinde, bilinçaltındaki bilgilerden referans alır, orada da eski ve aynı bilgiler olması, tekrar tekrar aynı düşüncelere düşünmesine neden olur.

Düşüncelerin çatışması nedir?

Kişinin kendi içinde ki bilgiler de, bir biri ile çelişkili ve farklı ise bu seferde kişinin bilincinde çatışmaya neden olur. Yeni inançlar henüz güçlenmemişse, yeni ve eski bilgiler arsında gelgitler ve çatışmalar olur.

“ Beslenme kilo aldır, kilolu olmaktan nefret ediyorum, yemek yemeği seviyorum, hareket yorucu ve zor ” gibi birbiriyle çelişkili bilgiler kişinin sürekli kendi içinde çatışmaya neden olacak düşüncelerle yaşamasına neden olur. Bir yandan kilolu olmayı istemez bir yandan da kilo almasına neden olan düşünceleri inanır. Hem kiloların devam etmesine, hem de sürekli içsel olarak çatışmalı duyguları yaşamasına neden olur. Eş değerde ve bir birini destekleyen bilgiler, başarı, akış, uyum, ahenk, dinginlik ve mutluluğun temellerini oluşturur.

Düşüncelerin çatışmasının önüne nasıl geçilir?

Kilolar hakkında olumsuz inanan bir kişi, çatışmanın bitmesi için, hareket hakkında olumlu ve beslenme hakkında nötr bilgiye dönüştürürse, çatışma biter. Ya da kilo hakkındaki inancını olumluya dönüştürdüğünde çatışma biter, fakat bu seferde daha da fazla kilo almak demektir. Yemekten sonra pişman olmakta bir çatışmadır. Kişi şöyle inanır “ yemek yemeği seviyorum, yiyecekler kilo aldırır, kilo almak istemiyorum “ bu üç bilgi bir birleri ile çatışır, yemek yerken mutlu olur, yemekten sonrada pişmanlık duygusunun yaşamasına neden olur.

Düşünce çatışması nasıl meydana gelir?

Kişinin bilinçaltında bir bilgi olumlu ise ve gelen telkin olumsuz ise çatışmaya neden olur. Ya da olumsuz ise ve olumlu telkin aldığında yine çatışmaya neden olur. Mesajı veren kişi olumlu mesaj veriyorsa, mesajı alan da olumlu inanıyorsa, ilişki güçlenir. Ya da veren kişi olumsuz mesaj veriyorsa, alan kişide olumsuz inanıyorsa, ilişki yine güçlenir. Her iki tarafta nötr ise, her iki tarafı da etkilemez ve etki üretmez.

Düşünce çatışması nelere sebep olur?

Çatışmaların en kötü tarafı, mesajı alan kişinin bilinçaltında çatışmaya neden olan bilginin güçlenmesi ve telkinle yapan kişiyle de ilişkilerin bozulmasına neden olur. Tekrarlanan bu telkinler, kişideki inancı güçlendirir, inançlar yasaklarla bir süre bastırılsa da, irade bittiğinde tetiklenerek abartılı olarak, inanılan tekrardan yapılmasına neden olur. Her telkin ettiklerinde bu sefer değişir düşüncesiyle tekrarlarlar ve her seferinde aslında problemin büyümesine neden olurlar.

Düşüncelerin tekrarı neden önemlidir?

Düşünceler bir tür telkinlerdir, tekrar edilen düşünceler tekrar edilen telkinler gibi etkiye sahiptirler. Tekrarlanan düşünceler, zaman içinde inançlara dönüşür, yeni düşünceler tekrar edildikçe bilinçaltında önce tohum sonradan büyüyerek gelişir ve meyve vermeye başlar.

Düşünce tekrarı yapıcı mı yıkıcı mı bir etkiye sahiptir?

Tekrar etmek, hem yapıcı hem de yıkıcı yönde güçlenmesine neden olur, ayrım yapılmaz sadece güçlenmesine neden olur. Şikâyet ve Şükür arasında bir ayrım söz konusu değildir. Tekrar edilen dedikodular, şikâyetler, geçmişin yaşanmış yıkıcı deneyimleri sık sık anlatılarak kurban rolünün oynamak, hastalıkları tekrarlamak, tekrarlanan şakalar, ötelemeler, bahaneler her biri tekrarlanıyorsa kişi bilinçaltında güçlendirme yapmaktadır. Her geçen günde derinleştirerek güçlendirmesine ve diğer inançlarına da bulaşmasına neden olur.

Yeni inançlarını oluşturmak neler yapılmalıdır?

  1. İstenilmeyen davranış ve inançlarla yüzleşerek nötr ederek etkisizleştirmek.
  2. İstenilen yeni düşünceyi sözel ve görsel olarak tekrarlayarak kodlamak.
  3. İstenilen yeni düşünce bir süre yapa bilinirliğini davranış olarak deneyimlemek.
  4. İstenilen düşüncenin olumlu olarak fayda ve kazanımlarını bilinçaltında güçlendirmek.
  5. Düşüncenin olumlu taraflarını dikey ve yatay olarak çeşitlendirerek güçlendirmek.