Sesli Kitap

👇 Buradan Dinleyebilirisniz 👇

Gidalar İki Yüzlüdür

Her gördüğün bir yapı mutlaka atomlardan var olmuştur, her atomda hem nötron, hem proton hem de elektron mevcuttur. Proton iyidir elektron kötüdür diyemeyiz her ikisinin de verdiği hizmet ve etkileri farklıdır. Her gıda, içinde “kötü, zarar, negatif ya da iyi, fayda, pozitif” gibi iki kutbu da barındırır, o yüzden her gıda iki yüzlüdür. Kişi gıdayı tüketirken, hangi kutbunu gözlemlerse o yönüyle hizmet almasına neden olur.

Yaradılışta iyi ve kötü diye bir yaratım yoktur, her şey iki farklı zıt kutupla var edilmiştir. Her iki kutbun birisinin içinde her iki kutup da tekrardan var edilmiştir. Ve en mikro parçaya kadar bu şekilde devam eder gider. Bir organ iyi ya da kötü değildir, her iki kutbu da içinde barındırır, organı meydana getiren hücreler de her iki kutbu barındırır, hücreleri meydana getiren moleküller de yine her iki kutbu barındırır. Mikro ve makro evrendeki her şeyin ama her şeyin içinde her iki kutup da mutlak mevcuttur.

İnsanlar zıt kutupların birini iyi, diğerini kötü olarak tanımlamışlardır. Dolayısıyla ego bilgilerinde iyilik ve kötülükler vardır. Negatif ya da pozitif kutupların biri iyi diğeri kötüdür diyemeyiz, her bir kutup diğerin varlığına neden olur, biri diğeri olmadan var olmaz.

Her bir gıda hem faydaya hem de zarara dönüşebilir, her bir gıdanın içinde her iki zıt kutbun enerjileri de mevcuttur. Gıdayı tüketen hangi tarafla ilgilenirse onu güçlendirmiş olur. Beslenme uzmanlarının, besin çeşitlerini iyi ve kötü olarak ayırmaları doğru bir yaklaşım değildir. Büyük çoğunlukla gıdalar arasında ayrım yaparken iyi veya kötü taraflarını anlatsalar da hem yanıltıcı ve hem de yanlış bir yaklaşım olur.

Bilinçli bir canlının bilgisi, gıdaların içindeki enerjinin etkilenerek yapıcı veya yıkıcı yönde etki etmesini yönlendirebilir. Sabit ve kesin olarak iyi ve kötü yoktur, kişilere göre farklı çeşitler vardır. İyi ve kötü olmayıp sadece farklı diye bakıldığında, birçok sorun kendiliğinden çözülecektir. Tüm kötülüklerin ve hastalıkların temelinde iyi ve kötü ayrımcılığı yatmaktadır.

Bir canlının veya gıdanın sadece iyidir ya da sadece kötüdür olarak tanımlanması, tamamıyla yanlış bir bilgidir. Bilginin içeriği ve ilginin değişmesiyle iyi denilen kötüye, kötü denilen de iyiye dönüşebilir. Kişilerin, cisimlerin ve nesnelerin hangi tarafına bakılırsa o tarafı görülür ve algılanır, bakılmayan taraflar görülmez ve algılanmaz.

Canlılar sabit olmayan, bilgileri zamanla değişen varlıklar oldukları için, gözlemleyen kişi bazen iyi tarafını görebilir, bazen de kötü tarafını görebilir. Ya da gözleyen kişi farklı zamanlarda gözlediğinde kötü olan bir şeyin iyi tarafını ve iyi olan bir şeyin kötü tarafını da görebilir. Gözlenen ve gözleyenin canlı olması bilgilerin anbean değişmesine, zaman faktörü, her ikisinin iki kutba da sahip olmaları, algılamalarındaki farklılıklar, iyi ya da kötünün değişmesine ve göreceli algılanmasına neden olur.

İyi ya da kötü denilen ise aynı cismin iki farklı kutbudur, madalyonun iki yüzü gibi diyebiliriz. Bir başkası için kötü olan taraf bir başkası için iyi yani faydalı yönde hizmet edebilir. Kötü olduğunu savunan kişi iyi tarafa bakabildiğinde, fikrini değiştirerek iyi tarafını görmeye başlar ve iyi tarafın hizmetini almaya başlar.

Bir paranın iki tarafı vardır, yazı ve tura kısmı. Paranın neresine bakarsak orasını görürüz, iki kişi karşılıklı oturmuş ve ortada duran paraya bakıyorlarsa, biri tura olduğunu savunur, diğeri yazı olduğunu savunur. Hangisi doğrudur? Her ikisi de diğer tarafın yanlış bildiğini söyler, aslında ikisi de haklıdır ama aynı zamanda ikisi de yanlıştır. Çünkü baktıkları yerin dışında paranın gerçeğini göremezler. Çünkü tek tarafa taraftar oldukları için farkındalıkları kayıp olur. Dışardan objektif bakan bir kişi hem turayı hem de yazıyı görebilir. Evrende var olan tüm yapılar ve yenilen içilen tüm gıdalarda, paradaki gibi her iki kutbu aynı anda ve aynı yapının içinde barındırır.

Paradaki yazı ve tura birbirinden daha etkili ve belirleyici değildir, her biri sadece faklı taraflarıdır. Paranın gücünü ve etkisini belirleyen paranın miktarıdır. 10 Lira, 100 Liradan daha iyi ve kötü değildir, sadece farklı miktarlardır, güç ve etkileri farklıdır fakat 100 Lira, 10 Liradan daha fazla alım gücüne sahiptir. Hamburger salatadan daha kötü diyemeyiz, çünkü iyi veya kötü değil farklıdırlar ama aynı miktardaki hamburger salatadan daha fazla enerji stoğuna sahiptir. Miktar ve çeşit arasındaki ayrım karıştığında, kafalar da karışır ve farkındalık yok olur.

Para ile gıdalar aynı prensipte işler, para da bir kâğıt parçasıdır, gıdalar da birer cesettir. Para sıkıştırılmış bir enerji miktarını içinde barındırır, cesetler de sıkıştırılmış enerji miktarını içinde barındırırlar. Günlük gelen paradan daha fazla miktarda para harcarsan para biter. Bu ister Euro, Dolar ya da Türk Lirası olsun fark etmez, para eksiye düşer. Beslendiğin enerjinin miktarından daha fazla miktarda hareket ile enerji tüketirsen, stoklar erir. İster hamburger, salata ya da tereyağı olsun fark etmez, stoklar yine de erir.

Paradaki fayda ve zararı, yazı ya da tura kısmı değil, paranın miktarı oluşturur. Paraya sahip olan kişinin niyeti ve inançları da paranın kötü ya da iyi yönüne dönüşmesine neden olur. Niyeti okul yaptırmak ise faydaya dönüşür, silah ya da uyuşturucu üretmekse ise zarara dönüşür. Gıdalardaki güç ve etki enerji miktarına bağlıdır fakat yerken kişinin niyeti yenilen enerjiyi etkileyerek bedendeki fayda ve zararı belirler.

Tüm gıdalar yaradılış ve yaradan tarafından yaratılmıştır. Onları ayrımlaştırmak, suçlamak, kötülemek yaradılışın varlığına ve doğaya uygun bir düşünce değildir. Yaradılışta bir kusur yoktur, her şey olması gerektiği gibi dengede yaratılmıştır ve olmasının da bir nedeni vardır. Bir canlı diğer canlının varlığına neden olur. Yaradılışın kimyasında ve biyolojisinde bir yanlışlık yoktur. Yanlışlık ve doğruluk çeşitlerde değildir, çeşitleri hakkındaki düşünceler sonucunda tüketim miktarının artması sonrası ortaya çıkar.

Gıdalardaki taraftarlık, tek taraflı çeşitle beslenilmesine neden olunur. Tek tarafını görürsen, diğer tarafın sağlayacağı hizmeti alamazsın. Bir kitaba ve öğretmene, nötr bakarsan öğrenmeye başlarsın. Kötü dersen sana katacağı faydaları öğrenemezsin, iyi dersen de kötü taraflarını fark etmezsin. Hiçbir şey tek taraflı değildir, her şeyin iki tarafı vardır. O yüzden yiyeceklerin neresine bakarsan o istikamette hizmet alacaksın.

Gıdalara sade, basit ve tarafsız bakmak, beden sağlığı için önemli bir yaklaşım olacaktır. Belirli gıdaların taraftarı olunca, diğer gıdalardan uzaklaşılır ve hatta muhalefeti olunur. Bu da kişinin aynı tip gıda çeşitleri arasında sıkışıp kalmasına neden olacaktır. Böyle bir durumda farklı çeşitlerin verdiği hizmetten de yararlanılamaz. O yüzden de iyi ve kötü ayrımı yerine gıdaların çeşitlerinin farklılık olarak kabul edilmesi objektif düşünceleri geliştirir. Bu da taraf ve bağımlılıkların bitmesi, gıdalara olan ilginin de azalmasına neden olur. Bu da bedenin ihtiyacı miktarda beslenme yaklaşımının kapısının aralanması demektir.