Türkiye’de her beş erkekten birinin, kadınların ise neredeyse yarısının obez olduğunu belirten Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Gökhan Yılmaz, “Obeziteyi estetik bir problem olarak algılamak büyük hata. Ölümcül hastalıklara yol açan obezitenin tedavisi edilmesi mümkün” dedi.

Türkiye’de son yıllarda giderek artan obezitenin vücutta birçok deformasyona yol açtığına değinen Op. Dr. Yılmaz, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi: Hipertansiyon, koroner kalp hastalığı, tip 2 şeker hastalığı, şeker direnci, osteoartrit (romatizma), uyku apne sendromu, depresyon, karaciğer yağlanması, karaciğer sirozu, safra kesesi taşı, inme/felç, bir takım cilt hastalıkları, ruhsal hastalıklar, astım, kas ve iskelet sistemi sorunları, prostat, meme, rahim ve kolon kanseri gelişimi açısından obezite kanıtlanmış bir risk faktörüdür.”

Zayıflamak “ Zihinsel ” Bir Durumdur


Zayıflatılmak istenen bedendir, fakat kilonun kaynağı bilinçaltındadır ve çözecek olan da zihindir. Güçlü irade, pes etmeden tamamlamak, odaklanmak, enerji alım ve tüketim yönetimi, çevreyle ilişkiler, dirençler, stres, korku, duygu durumları, engel ve problemler vb. tüm etkenler zihinseldir. Zayıflamaya başlarken, zayıflama sürecinde ve kilo verildikten sonraki dönemde zihnin doğru ve istikrarlı yönlenmesi ile mümkündür.

Türkiye’de sayı artıyor


Dünyada 1.6 milyar fazla kilolu kişi mevcut olmakla birlikte bunların 400 milyonunun obez olduğunu belirten Yılmaz, “Yapılan araştırmalara göre, Türkiye’de erkeklerin beşte birinde yani nüfusun yüzde 21’inde, kadınların yarıya yakını, diğer bir deyişle yüzde 44’ünde obezite belirlenmiştir. Yaygın olarak görülmesinin yanı sıra giderek artış göstermesi, çok sayıda yandaş hastalıklara sebep olması nedeniyle önemli bir halk sağlığı problemi olmaya devam etmektedir. Günümüzde aşırı şişmanlık (morbid obezite) hastalığı, cerrahi ya da endoskopik olarak etkili bir biçimde tedavi edilebilmektedir. Obezite tedavisi birçok hastanın yaşam süresini ve kalitesini artırmaktadır” şeklinde konuştu.

Neden Bilinçaltı değişmelidir?


0-12 yaş arası ilk bilgiler kök inanca dönüşür, kişi sonradan kök inançlar uzantısında bilgiyi üstüne inşa eder. Günlük davranışlarımızın %95-98 oranında bilinçaltı istem dışı uygular. “ Alışkanlıkları, duygular, inanılan ve inanılmayan bilgiler” bilinçaltında bulunur, buradaki değişim sonuçların kalıcı olarak değişmesine neden olur.

 “Zayıflamak ve Kalıcı Zayıflamak” Farklı Şeylerdir


  1. Zayıflamak; bedendeki fazla kiloların erime sürecidir.
  2. Kalıcı Zayıflamak; günlük davranış alışkanlıklarına neden olan bilinçaltındaki inanılan ve inanılmayan bilgilerin değişmesiyle mümkün olur.
  3. Adaptasyon süreci; Zayıflama sonrası, ideal bedenin kalıcılığının sağlanması için, zihin ve bedenin uyum sürecinin güçlendirme dönemidir.

Sadece kilo verilecekse yağ yakımı neden olacak bir program uygulanması yeterli olur. Fakat “Kalıcı Zayıflamak” isteniyorsa bilinçaltındaki bilgiler mutlak değişmelidir. Adaptasyon sürecinde de zihin ve beden uyumlanmalı, bilinçaltında enerji alım ve aktarım bilgileri dengelenmelidir.